Zozan yiğit

Zozan yiğit
@ZozanG19
Kitapmedic
Paramedic
Mersin üniversitesi
Mersin
146 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Siyasi Tarih
Puan vermedi·192 syf.··
2026 19. kitabı
Feodalizmden kapitalizme geçiş süreci, İngiliz Sanayi Devrimiyle başladı. Sanayi Devrimi, anlık bir olay değil, kimilerine göre yüz yıldan uzun süren, en yoğun dönemi 1760 ile 1830 yılları arasında yaşanan bir süreçti. Bu süreçte, öncelikle, tarım dışı üretimin teknik temeli değişti. Makine üreten makineler ortaya çıkarken, zanaatçıların atölyelerinin yerini büyük sanayi işletmeleri (fabrikalar) aldı. Büyük ölçekli üretimin ortaya çıkması ve gelişmesi, iki yeni sınıfın varlığını gerektiriyordu: Üretim araçlarına (makinelere, aletlere, fabrika binalarına, hammaddelere vb.) sahip sermaye sahipleri (sanayi burjuvazisi) ve fabrikalarda çalışacak işçiler (proletarya). Feodalizm döneminde, temel sömürü biçimi, emekçilerin ürettiklerine zor yoluyla el koyulmasıydı. Emekçilerin bazıları köle ya da serf olarak çalıştırılırken, bazıları da neyi nasıl üreteceklerine kendileri karar veriyor, ama ürettiklerinin önemli bir bölümü ellerinden alınıyordu. Dünyanın pek çok ülkesinde, köylüler, toprakla birlikte alınıp satılıyordu. Köylülerin ürettiklerinin önemli bir bölümüne el koyan ve bu arada her tür işlerini onlara yaptıran toprak sahipleri sınıfı (toprak ağaları, beyler, aşiret reisleri, aristokratlar, feodal sınıf), tam da bu nedenle, teknik ilerlemelerle pek fazla ilgilenmiyordu. Yine bu dönemde, usta-kalfa-çırak düzeniyle çalışan zanaatçılar da, küçük ölçekli üretimin dar sınırları içinde, kendi ayrıcalıklarını korumaya çalışıyordu. Zanaatçıların "lonca" türü örgütlerinin amacı, teknik ilerleme sağlamaktan çok, kendi üretim alanlarına "izinsiz" girişleri önlemekti. Feodalizm döneminin zengin ve güçlü tüccarları ise, dünyanın her yanındaki üreticilerden ucuza mal alıp yüksek fiyatlarla satabildikleri için, kendi ülkelerindeki teknik ilerlemeleri ve sınai üretimin gelişmesini çok
Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’iKarl Marx · Yordam Kitap · 2016229 okunma
Reklam

Zozan yiğit

, bir kitap okudu
Puan vermedi·158 syf.·
2026 20. kitabı
Cezmi Ersöz
0/10 · 6 okunma
İncil oku bana dedi. Anımsıyorum kötü ruhlar domuzların içine girdi hepsi suya düşüp boğuldu.Sofia İncili çok iyi biliyordu, hemen Luka‘yı açıp ,”orada dağda büyük bir domuz sürüsü oturuyordu, kötü ruhlar ondan ,domuzların içine girmelerine izin vermesini istediler. izin verdi onlara. kötü ruhlar ,kişioğlunun içinden çıkıp domuzların içine girdiler ,sürü koşup uçurumdan göle attı kendini ,boğuldu .olanları gören çobanlar, koşup köylerde ,kentlerde anlattılar gördüklerini. halk olanları görmeye koştu ,dağda içinden kötü ruhlar çıktığı ol kişioğlu giyinmiş kuşanmış ,aklı başında ,İsa’nın ayakları dibinde oturur bulduklarında dehşete kapıldılar. olanları görenler ,görmeyenlere ,içine kötü ruhlar girmiş ol kişioğlunun nasıl kurtulduğunu anlattılar.”
Sayfa 736·Kitabı okudu

Zozan yiğit

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.··
2026 19. kitabı
Karl Marx
8.9/10 · 229 okunma
Çok eski devirlerde dünyanın orta yerinde üç haç dikiliydi. Bir adam bu haçlara öylesine inanıyordu ki, arkadaşına, günün birinde” bugün benimle cennete geleceksin,’ demiş. Gün batmış, ikisi de ölmüş. Ne cennet varmış öte yanda, ne de yeniden diriliş. Din kitaplarında yazılanlar doğru çıkmamış. Beni dinle. Bu adam, dünyanın en yüce insanıydı, gezegenimizin yaşama nedeniydi. O olmasa, dünyamız, üzerindeki tüm yaratıklarla birlikte bir deli saçmasından başka bir şey olmazdı. böyle bir insan daha önce de, daha sonra da gelmemiştir yeryüzüne, hiçbir zaman da gelmeyecektir. Mucize olan budur işte. Eğer öyleyse, doğanın yasaları bu adama bile acımadıysa, yarattıkları mucizeye de acımayıp, onu da yalan dolanın içinde yaşattılarsa, öldürdüyseler, demek gezegenimiz baştan sona yalandır, insanlarla yapılmış budalaca bir alaydır.
Sayfa 698·Kitabı okudu
Reklam