Zukoddd

Zukoddd
@Zukod
Bazen okur bazen yazar..Bazen okumaz sadece izler.Nefes alır ama yaşamaz
Lisans
31 Mayıs 1994
6 okur puanı
Aralık 2025 tarihinde katıldı
Sadece 5 dakika dizlerinde yatabilir miyim ?
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bi İhtimal
Yine gün ortası uykusunun içinde gördüm seni. Rüyamda başka bir bedende karşına çıkmıştım sen ise telefonla beni arıyordun. Sonra telefon çaldı ve uyandım. Ekranda adını görünce birkaç saniye boyunca hâlâ rüyanın içinde olduğumu sandım.Sesini duyunca kalbim duracak gibi olur sanmıştım ama öyle olmadı.Sadece rüyanın etkisiyle gerçekliğin arasında sıkışıp kaldım. Ne hissedeceğimi, nasıl konuşacağımı bilemedim. Sen sebepsiz aramazdın beni, bunu biliyorum. Sonra aklıma geldi; belki doğum gününde yaptığım jestin altında kalmak istemedin. Belki sadece karşılıksız bırakmak istemediğin bir incelikti bu. Ama yine de içimde küçücük bir yer, başka bir anlam aradı. Keşke bütün bu savaşı beni anlamaya verseydin.Haklı çıkmaya değil, gerçekten dinlemeye çalışsaydın. Belki o zaman her şey başka olurdu. Belki severdin beni. Belki Nisera ilk kez birinin yanında kendini eksik hissetmeden mutlu olabilirdin.Ama birini sevmek çabayla ya da zorla olmuyor bunu biliyorum. Dün sen yazana kadar bütün gün düşündüm. Adını bile unuttuğum insanlar doğum günümü kutlarken, senin sessizliğin battı içime. Hatta yazmama ihtimalin için bile cümleler kurmuştum kafamda. Kendimi hazırlamıştım sanki. Ama sen yazınca bir anda yüzüm güldü. İçimde uzun zamandır kapalı duran bir şey yeniden açıldı. Nasıl olur da kalbime bu kadar ağır gelen biri, tek bir mesajıyla bütün günümü güzelleştirebilirdi? Nasıl olur da insan, canını acıtan birinin varlığıyla hâlâ mutlu olabilirdi? O an yeniden “iyi ki doğdum” hissi geldi içime. Sen benim içimde hep yarım kalmış bir ihtimal gibi yaşayacaksın galiba. Ne tamamen geçti ne de tamamen kaldı. Sadece bazen bir rüyanın içinden çıkıp gelen bir ses gibi değip gidiyorsun kalbime. Hoşça kal şimdi. Eğer bir gün yine beni düşünürsen, bil ki seni duyduğunda gerçeklikle rüya arasında
Rüyamda gördüğüm şeylerin kısa süre içinde gerçekleşmesi beni korkutmaya başladı
Elimi hiç bırakma çocukluğum
kelimeler büyüyor ağzımda
Merhaba 33 yaşındaki ben… Şairin “yolun ortasındayız” Cahit Sıtkı Tarancı dediği yaşa yaklaşmışsın. Ama biliyor musun, ben seni hâlâ bazen odasının köşesinde hayal kuran çocuk gibi görüyorum. Sanki büyümüşsün ama tam büyüyememişsin. Yorulmuşsun ama hâlâ içinde koşan biri var. İnsan dışarıdan yaş alıyor galiba ama içindeki çocuk zamanı başka türlü sayıyor. Ben seni uzaktan izliyorum bazen. Giden insanların ardından öyle uzun bakıyorsun ki, hayatın sana getirdiği şeyleri göremiyorsun. Oysa her yaş sana bir şey bıraktı. Biraz dayanmayı öğretti mesela. Biraz susmayı. Biraz da kalbi kırıkken bile devam etmeyi… Sen hep kaybettiklerini saydın. Gitmeyenleri değil, gidenleri ezberledin. Çünkü vedalar senin içine çivi gibi çakılıyor. Ben biliyorum. Ama sana bir şey söylemek istiyorum; sen sadece eksilmedin ki. Büyüdün de. Bak, hâlâ bir kediyi severken gözlerin yumuşuyor. Hâlâ bir şarkı duyunca yıllar önceki bir ana gidebiliyorsun. Hâlâ birine sarılırken içinden “ne olur iyi gelsin” diyorsun sessizce. Dünyanın bütün yorgunluğu geçse bile bunları kaybetme olur mu? Çünkü insanı yaşatan şey biraz da bunlar. Ben seni çocukluğundan biliyorum. Her şeyi içine atan halini… Ağlayınca kimse görmesin diye yüzünü başka tarafa çevirişini… Sevildiğine inanmak isterken bile hep biraz korkmanı… Şimdi büyümüş haline bakıyorum da, değişen tek şey boyun posun olmuş gibi. İçindeki o çocuk hâlâ aynı yerde oturuyor. Ama sana kızmıyorum. Çünkü yoruldun. Hayat seni bazen erken büyüttü. Bazı şeyleri yaşamak için fazla küçükken öğrenmek zorunda kaldın. O yüzden şimdi bazen kendini yolun başında gibi hissediyorsun. Çünkü bazı insanlar yaş alırken değil, yara alırken büyüyor. Yine de sana bir sır vereyim mi? Sen sandığın kadar geç kalmadın hiçbir şeye. Hayat herkese aynı anda açmıyor kapıları. Kiminin