Herkesi anlayamazsın. Her hikâyeye giremezsin. Bazı insanlar, kendi içlerinde bile yabancıdır kendine. Sen ne kadar yaklaşsan da, onların kurduğu duvarların ötesine geçemezsin.Senin bana ördüğün duvarlara rağmen ben seni hep anladım istedim ki sen de beni anla ya da anlama sev ama ikisini de yapamayıp beni yalnız bırakmayı tercih ettin. Üstelik belirsizlikler içinde şimdi bitiremiyorsam seni içimden beni dinleyip anlamadığın için.Yani seni kendi şartlarımda düşünüp anlamaya çalışmıyorum,sen olup anlıyorum.Ben senin kendinin bile bilmediğin yerleri biliyorum kapısını açmaktan korktuğun kapılarını.
Şimdi otur bir düşün bakalım kim kimi ne kadar anladı bu hikayede ?
Hikaye o kadar benim yaşadığım hikayeye benziyor ki, Dostoyevski hayatta olsaydı devamını ona sorardım; sanki içimde yarım kalan cümleleri o tamamlayacakmış gibi.