Bazı yazarlar sizin için diğerlerinden ayrılır. Onların cümle ve karakterleri ile yarattığı dünya ile öyle bütünleşirsiniz ki onlarla sohbet ettiğinizi hayal edersiniz. Bazen bir sıkıntınızı ona anlatmak ister, görüşünü merak edersiniz. O yazarın otobiyografisini okumak tam da iste o sohbetin bir şeklidir. Kendi yaşanmışlığını ondan dinlemek, onu başkasının anlatmasından çok farklıdır. Nobel ödüllü Kolombiyali yazar Marquez’in otobiyografisi okurken romanlarında oluşturduğu karakterlerinin canlılığı ve hareketliliğin nerden geldiğini anlarsınız. Ve şöyle bir ön söz vardır kitabın adını da da çok iyi anlatan ‘İnsanın yaşadığı değildir hayat; aslolan hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır’. Evet hayat ne yaşadığımız değil onu nasıl hikayeleştirdiğimiz ile çok ilgili. Kendi hikayemizi yazarken kendimizle ilgili oluşturduğumuz karakter ve kullandığımız cümleler bir süre sonra kendi gerçeğimizden daha gerçek olmaya başlıyor. İşte o yüzden belki yaşamdaki her şeyi kontrol etmemiz mümkün değil ama ondan nasıl bir hikaye oluşturacağımız bizim elimizde. instagram.com/dr.zuhalozisler