Bu kitabın nasıl olup da bu kadar az okunduğuna hâlâ inanamıyorum arkadaşlar. Çünkü kitap olağanüstü bir kurguya sahip. O bildiğimiz klasik korku veya polisiye romanlarına hiç benzemiyor. Romanlarda görmek istediğimiz yabancı tipini ve çift kişiliği o kadar iyi ele almış ki okurken insan vayyyy bee demeden geçemiyor. Kitaptaki baş karakter iki tip kişilik taşıdığı için "DR. JEKYLL VE MR. HYDE" adlı romandaki baş kahramanlara benzettim.
Öldürmeyi bir ihtiyaç olarak gören baş karakterimiz iki yüzlülüğün dibine vurmuş çünkü cinayetin ardından hiç iz bırakmayan bir katil ve çok iyi bir aile babası. Aynı zamanda kendilerini "yabancı" olarak tanıtan bir gruba mensup ve hepsi de öldürmekten zevk alıyor.
Umarım 1000 kitap ailesine bu kitabı ben tanıtırım ve çoğu kişinin okumasına vesile olurum
Ben kitabı bitirdim ve yeni kitabıma başlıyorum; ee ne diyordu 'KANLI HASAT' "Her son, yeni bir başlangıcın işaretidir."
Kolay kolay bir kitaba inceleme yapmam. Ama bu kitap bir zamanlar yaptığım çok büyük bir hatayı düzeltmeme vesile oldu...
"Söz vermiştim kendi kendime: Bir daha Oğuz Atay kitabı almayacaktım, Tutunamayanlar kitabına Tutunamayanlar kulubündendim ben de. Hatta kitabın 300 sayfasını okumuş olmama rağmen daha fazla dayanamayıp yarım bırakmıştım.
Diyebilirsiniz ki bunların "Az" kitabıyla ne ilgisi var? Şöyle ki Hakan Günday'ın bu kitabını bitirir bitirmez sicim gibi yağan yağmura aldırış etmeden köşedeki sahafa koştum. Nefes nefese kaldığımı fark eden kitapçı şaşkın bir şekilde "Buyrun neye baktınız?" Dedi.
"Oğuz Atay'ın bütün kitapları dedim."
Adam kitap raflarına baktı ve elinde sadece Tutunamayanlar ve Korkuyu Beklerken adlı kitaplarla geri döndü. Ödemeyi yaptıktan sonra çıktım kitapçıdan ve Tutunamayanlar kitabını çantama koyduğum yerden çıkardım. Baktım, tuttum öptüm. Okumasam deli olacaktım.
Oğuz Atay'ı anlamasam da hissetmek için okuyacaktım "Derda" gibi. "Az" adlı kitabı okumayanlar doğal olarak Derda'yı bilmiyorlar. Ben de spoiler veririm korkusuyla kitap hakkında fazla bir şey yazmak istemiyorum :) O halde şöyle diyorum bu tek nefeslik kitabı okuyun efendim,okutturun..
Polisiye romanlarını çok severim ama saplantı beni hayal kırıklığına uğrattı. Olaylar sürekli kendini tekrar etmiş ve sıkıcı bir hâl almış. İlk sayfalarda sürükleyici bir hikayesi var sanmıştım ama maalesef umduğumu bulamadım.
SaplantıL. J. Sellers · Arvo Yayınları · 2011215 okunma
On küçük zenci yemeğe gitti,
Birinin lokması boğazına tıkandı. Kaldı dokuz,
Dokuz küçük zenci geç yattı,
Sabah Biri uyanamadı, kaldı sekiz,
Sekiz küçük zenci Devon’u gezdi,
Biri geri dönmedi. Kaldı yedi,
Yedi küçük zenci odun kırdı
Biri baltayı kendine vurdu. Kaldı altı,
Altı küçük zenci bal aradı,
Birini arı soktu. Kaldı beş,
Beş küçük zenci mahkemeye gitti,
Biri tutuklandı. Kaldı dört,
Dört küçük zenci yüzmeye gitti,
Birini balık yuttu. Kaldı üç,
Üç küçük zenci ormana gitti,
Birini ayı kaptı. Kaldı iki,
İki küçük zenci güneşte oturdu,
Birini güneş çarptı. Kaldı bir zenci.
Bir küçük zenci yapayalnız kaldı.
Gidip kendini astı. Kimse kalmadı.
.
.
.
.
.
Kitap şiirden esinlenerek on kişiyi aynı adaya toplayarak kusursuz bir şekilde cinayet işleyen katili anlatıyor, katilin kim olduğunu öğrenince çok şaşıracaksınız..
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 200643,5bin okunma
Büyük bir heyecanla almıştım kitabı ama hayal kırıklığına uğradım. Bitirmek için bayağı çaba sarfettim.. Sürekli aynı şeylerden bahsetmiş tekerrürden ibaret sıkıcı bir kitap.