Behzat Ç.’nin hayatında çoğu insan bir başkasının yerini tutabilirdi. Harun’la Cevdet yer değiştirebilirdi mesela. Ya da ağbisi Şevket’le Tahsin yer değiştirse, hemen hemen hiç bir şey değişmemiş olurdu. Ama Şule giderse, biri sahiden gitmiş olurdu. Maçın ilk dakikalarında on kişi kalmak gibi bir şey. Ya da hiç beklemediği bir anda, O’nun bir apartman tepesine çıkıp kendini boşluğa bırakması gibi bir şey. Betonda kan izi,çevrede meraklı kalabalık.
Adının yazılı olduğu pirinç levhayı işaret ettim. “Babamın da var bunlardan bir tane.”
“Ya?Baban ne yapıyor tam olarak?”
“Sizinle aynı şeyi. Yavaş yavaş çıldırıyor.”