Zeynep Doğan

Zeynep Doğan
@Zynpdogan1
Ben sana rehber değil, ancak yoldaş olabilirdim, fakat yolu ikimiz de bilmiyorduk ve birbirimize yük olmaktan, birbirimizi şaşırtmaktan başka bir şey elimizden gelmiyordu.
Sayfa 229
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Derken, müritlerden biri "Yalnızım üstat," dedi, "saatlerin nalları göğsümü ezip duruyor." El Mustafa ayağa kalktı ve ortalarında durdu; şiddetli bir rüzgarın sesine benzeyen bir sesle konuştu: "Yalnız! Ne var ki bunda? Yalnız geldin ve yalnız kaybolacaksın sis içinde. İç öyleyse kadehinden yalnız ve sessizce.
Sayfa 25
Edebiyat
Verecek kimse bulamayan bir zenginin kederi Daha ağırdır elleri boş bir dilencinin acısından Bir körkuyu olaydım keşke insanların taş attığı; Buna katlanmak yeğdir canlı bir kaynak olmaktan Gelip geçenler suyundan içmedikçe. Ayaklar altında çiğnenen bir saz olsaydım keşke, Daha iyi olurdu bu, gümüş telli lir olmaktan Ev sahibi parmaksız, Çocukları sağır olan bir evde.
Sayfa 41
Edebiyat
Dostum, kim seni konuksever olmamakla suçlayabilir, evinin önünden geçip de kapını çalmıyorsa? Kim seni sağır ve dikkatsiz yerine koyabilir, senin anlamadığın bir dille sana sesleniyorsa? Senin çirkinlik dediğin şey, senin hiçbir zaman ulaşmaya çabalamadığın şey değil midir, senin hiçbir zaman girmek istemediğin yürek değil midir? Eğer çirkinlik varsa, gerçekte, gözlerimizi kapatan kabuklardan ve kulaklarımızı tıkayan balmumundan başka bir şey olamaz. Bir ruhun kendi hatıraları karşısında duyduğu korkudan başka hiçbir şeye, dostum, çirkin deme!
Sayfa 18
Edebiyat