"Başka sorun mu kalmadı? ", her zaman etkili, rağbet gören, ucuzca bir silahtır. Çok daha önemli sorunlar hep vardır, her zaman bulunur. Ama sorunların bölümlemesi ille "önemli, çok önemli, az, daha az önemli"diyerek mi yapılmalı? Öksüz sorunlar irdelenmeyecek, yetim davalar savunulmayacak mıdır hiç?
Eleştirel davranışın sürekliliği gereklidir ama bu davranışın nereye, neye yöneltileceği de, sürekli bir eleştirel davranışın belirleyeceği bir karar olacaktır. Değirmenlerle mi savaşılacaktır, canavarla mı, bilemez olursunuz bu noktayı kaçırırsanız.
Ya varsındır ya yoksundur. Yani sıfırın sağına bir virgül atıp binlerce sayı yazabilirsin ama asla bire ulaşamazsın. Çünkü sıfır ile bir arasında sonsuzluk vardır. Sıfır yokluktur, bir ise varlık. İnsan yaşamı boyunca yokluktan varlığa doğru yolculuk eder ama asla tam manasıyla bire ulaşamaz. Dolayısıyla tam manasıyla var olamaz. Ancak tahtalıköyü boyladığında tam manasıyla insanın varlığını anlamlandırabileceğini düşünüyorum.
Hangi enstrüman olursa olsun, akordu ancak insan denen enstrümanın bozabileceği kadar bozulabilir. Ondan dinlenebilir bir şey çıkarmıyı beceremiyorsam hastayım demektir.