Masum masum bakan gözlerinde kararlı bir ifade vardı."Bizler, şimdiye kadar üçüncü sınıf diye adlandırılan biz burjuvalar, yalnızca başarıya dayanan bir soyluluktan yanayız, o çürümüş soylular sınıfını artık tanımıyoruz, günümüzde hâlâ devam eden sınıf ayırımına şiddetle karşıyız... Biz, bütün insanların özgür ve eşit haklara sahip olmasından, kimsenin bir başkasına köle olmamasindan ve insanların yalnızca yasalar önünde egilmesinden yanayız!..Artık ayrıcayıklı ve her istedigi şeyi yapan insanlar olmasın istiyoruz!.. Herkes, devletin yasalar önünde eşi haklara sahip olsun istiyoruz. Tanrı ile kulları arasına girilmesini istemediğimiz gibi, birey ve devlet ilişkileri de aracısız yürüsün istiyoruz!.. Basın, çağrışma ve ticaret yapma özgürlüğü istiyoruz... Bütün insanlarin ayrım yapılmaksızın birbirleriyle rekabet etmesini ve başarılı olanın ödüllendirilmesini istiyoruz!.. Oysa hiç sesimizi çıkaramıyoruz ve bize köle gibi davranıyorlar ... Ne söylemek istiyordum? Evet, BAKINIZ: Dört yıl önce üniversiteler ve Basın için yeni yasalar çıkarıldı aman ne de güzel yasalar! Yürürlükteki düzene güya da bu şekilde uygun düşmeyen gerçekler hiçbir zaman yazılamaz ve gençlere öğretilemez... Beni anlıyor musunuz? Gerçekler zor kullanılarak örtbas edilmektedir, sözünü bile eden olamıyor... Peki, soruyorum size, neden?Bu kokuşmuş, yıkılmaya yüz tutmuş, er geç ortadan kalkacagi herkesçe bilinen bu aptalca sistemi sürdürmek uğruna...Öyle sanıyorum ki, bu alçaklığı: anlamakta siz de güçlük çekiyorsunuz! Yeniliğe ve düşünsel olana karşı anlayış göstermeyen bir zorbalik, aptalca bir polis devleti gücü...