elanur

elanur
feleğin fevkalbeşer mühimmatı
Puan vermedi·71 syf.··
Beğendi
·
2024 23. kitabı
"Zweig bu novellasında bir kadının yaşamını bütünüyle değiştiren yirmi dört saatlik deneyimini anlatırken, insanda içkin saplantıların ve dayanılmaz arzuların sınırlarında gezinir." diye yazıyor arka kapakta. Kitabı en iyi özetleyen cümle olduğu için içerik hakkında ekstra bir söze gerek yok bence. Kitapta siyasi göndermeler bulunuyor akış içinde ama onlara değinmek istemedim diğer incelemelerden bakabilirsiniz. Ben kitabı kendimce yorumlamak ve özellikle dikkatimi çeken birkaç şeyden bahsetmek istedim. Öncelikle Zweig okumayalı uzun bir süre olduğu için cümle yapısını unutmuşum, tekrardan hayran kaldım. Bir kadının iç dünyasını bu kadar iyi işlemesi beni çok etkiledi. Bir erkeğin hakim olamayacağı düzeyde bir kadın bakışıyla yazılmıştı kitap. Yazarı bilmesem bir kadın olduğundan emin olabilirdim. Etkilendiğim noktalardan biri yine psikolojk olarak çok fazla nokta atışı cümle vardı ve insan o cümlelerin altında eziliyor. Nasıl bir gözlem yeteneği var ki her bir hareketin, mimiğin sebebiyet verdiği şeyleri yazabiliyor, duyguları bu kadar iyi geçirebiliyor? Kısacık kitaplarına bu kadar duyguyu nasıl sığdırdın!? SPOİLER Kendi yorumumsa: Başrolümüz Mrs. C.'nin yıllar önce yaşadığı' 'bir günü' anlatmasıyla başlıyoruz. Bir gün gittiği kumarhanede ona farklı gelen birini keşfediyor, onu izliyor, takip ediyor ve gelişen olaylar.. Mrs. C. yıllar süren yasından sonra hayat enerjisini, yaşama amacını yitirmiş biri. O gençte gördüğü şeyse tutku. Belki o an kumara ama aslında hayata olan bir tutku. Mrs. C'nin kaybettiği ya da istediği şey. Bunu istediği için gence yaklaşıyor bence, o tutkuyu istediği için. Belki uzun yıllar yaşadığı asil hayatın sıradanlığı, hep kalıplar çerçevesinde yaşaması, o dönem de özellikle göz önünde bulundurulduğunda, bu kuralların dışında birini
Edebiyat
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·144 syf.··
2024 20. kitabı
‘Ergenlik ya da merhaba hüzün’ formatör analist ve psikiyatri doçenti olan Talat Parman’ın 2000 yılında yayımlanan kitabıdır. Kitap adını Françoise Sagan’ın Bonjour Tristesse kitabından ilhamla almıştır ve bunun anlatıldığı satırlarla başlayarak ergenliğin kıvrımlı sokaklarında yol alır. Adından da anlaşılacağı üzere ergenlik dönemi için yazılmıştır. On üç ana başlıktan, ergenliğin farklı taraflarına ışık tutan on üç yazıdan oluşmaktadır. Kitapta ergenlik, psikanaliz kuramı bakış açısıyla ele alınmıştır. İçeriğinde yine ergenliğin ne olduğu, biyolojik ,hukuki ve toplumsal olarak nasıl sınıflandırıldığı ,psikanaliz bakış açısıyla nasıl ele alındığı ,klinik boyutu, belirli duygularla nasıl bağdaştığı gibi konular vardır. Genel olarak ergenliğin tüm boyutlarını kapsayıcı bir kitaptır. Birkaç önemli noktaya değinmek gerekirse de: Farklı yerlerde yayımlanan yazıların birleştirilmesiyle oluşturulduğu için birçok yerde tekrar eden kısımlar bulunmakta.(biraz bunaltıcı) Alan dışından bir okuyucu için metin biraz ağır ve anlaması güç olabilir. Genel okuyucu kitlesinden ziyade psikoloji alanında belirli bir birikimi olan kişilere hitap ediyor. Fakat ergenliği psikanaliz açısıyla değerlendirmek için okunabilecek doğru bir kitap.
Edebiyat
Ergenlik ya da Merhaba HüzünTalat Parman · Yapı Kredi Yayınları · 2021151 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
Hastanelerde kısa süreli muayenelerin olması, genellikle ilaçlı tedavilerin uygulanması ya da özel muayenelerin maliyetinin fazla olması gibi sebeplerden ötürü yazılmış bir kendine yardım kitabı. Depresyon nedir? Tanısı nasıl konulur? Kimlerde daha sık görülür, gibi genel bilgilerle başlayıp yedi bölümde zihnimizde depresyon hakkında bir çerçeve çiziyor. Değinilen noktalar özellikle işlevi olmayan düşünceler ve edinilen yanlış inançlar. Ki bunlar birçok insanın depresyonda olsun veyahut olmasın hayatında mutlaka yaptığı hatalardan.Günlük hayatımızda farkında olmadan düşündüğümüz ya da söylediğimiz şeylerin nelere sebep olabileceği.. Kitap sayesinde bunu fark ediyoruz. Aslında kitabın genel yorumu olaylara bakış açını/düşüncelerini değiştir hayatın değişsin çünkü düşünceler duyguları oluşturur ve duygular da hayatını şekillendirir. Buradan da Mahatma Gandi'nin sözüne gidiyoruz : "Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür. Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür. Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür. Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür. Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür. Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür." Sonuç olarak kitap çok sade biçimde, herkesin okuyup anlayabileceği şekilde yazılmış. Tanımlar, belirtiler dışında ne yapılması gerektiğini de anlatan bunu örnekler, çizelgeler, tablolar ve kartlarla destekleyen depresyon adına yazılmış çok güzel bir özet kitap.
Edebiyat
DepresyonFuat Torun · Psikonet Yayınları · 2017624 okunma
"On dokuzuncu yüzyılın sonu görecek kendi şairini."
10/10
·291 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2023 15:51
Comte de Lautréamont 1868'de henüz daha 22 yaşındayken yazmaya başladığı Maldoror'un Şarkıları adlı şiir kitabıyla birlikte sürrealist sanatçıların bir çoğunu etkilemiş, edebiyata yön vermiş Fransız edebiyatının önemli bir şairi. Kitaba güzel bir ön sözle başlıyoruz. Ön sözlerin genelde gereksiz bilgilerle, spoilerlarla dolu olması beni çok rahatsız eder bu yüzden ön sözleri sevmem ama bu çok çok doyurucu bir ön sözdü. Ön sözün ilk kısmında Özdemir İnce, yaşadığı tarihteki şiir anlayışlarına da değinerek çeviriye giden yolu anlatmış güzel bir hikaye olduğu için buraya da yazmak istedim: "Hukuk fakültesinde okuyan Özdemir İnce bir yandan da kütüphanede çalışıyor. Bir gün tavan arasında bu kitabı buluyor, Fransızca bilmediği için de kitabı tanınmış bir şair olan İlhan Berk'e götürüyor. İlhan Berk ona: "Sen anlamazsın, kitabı okumak için Fransızca öğrenmene de olanak yok" diyerek kitabı alıyor. İnce'yse bir süre sonra Fransız dili bölümüne geçip okulu bitiriyor ve Maldoror'un Şarkıları'nı ilk kez Türkçeye çeviren kişi oluyor." Güzel bir başarı hikayesi ama asıl güzel olan İnce'nin kitabı bulması ve hayatının o noktadan sonra değişmesi. Maldoror'un Şarkıları zaten değişik bir havası olan büyülü kitaplardan biri ama ek olarak kitabın da çevirmenini seçmesi daha da büyüleyici bence. Kitabı okumaya ilk başladığınızda bazen sizi neyin beklediğini bilirsiniz, Maldoror'un Şarkıları'nda da daha ilk cümleden bu duyguyu hissediyorsunuz. Ön sözün ikinci kısmındaysa daha yazarın yaşamı odaklı, tarihsel olaylar ve kitabın basıma kadar giden yolu hakkında bazı şeyler açıklanıyor. Yazarla ilk kez tanışan biri olarak ben bu kısmı yararlı buldum fakat bu tarz ayrıntılardan hoşlanmayanlar da olabilir. Kitap genel anlamda toplayacak olursak üç bölümden oluşuyor: Birinci kısım kitabın
Edebiyat
Maldoror'un ŞarkılarıComte de Lautréamont · İmge Kitabevi Yayınları · 2019676 okunma
Aşk Artık Burada Oturmuyor - Nazlı Eray
Puan vermedi·144 syf.··
2023 18. kitabı
Aşk Artık Burada Oturmuyor bazı yerlerde hikaye kategorisine alınmış, arka kapağında ise on yedi öyküden oluşan roman olarak sınıflandırılmış bir kitap. Denildiği gibi on yedi birbirine bağlı başlıktan oluşuyor. Konuysa bir ayrılığın anlamlandırılamayışı aslında: Aşk acısı, bir türlü unutamamak bu yüzden alternatif yollarla (fantastik bir biçimde) unutamadığımız insanı geri getirmek. Nazlı Eray için fantastik gerçekçiliğin Türk Edebiyatındaki karşılığı deniliyor zaten bu kitabında da bunu görüyoruz ;sık sık fantastik ögelerle süslenmiş. Kitap boyunca hayalle gerçek iç içe, bir hocanın evindeyken karşımıza beyaz kürküyle Marilyn Monroe çıkabiliyor aniden, arkadaşımızın evinde küçüklük halimize rastlayabiliyoruz, eski sevgilimiz farklı boyutlarda karşımıza gelebiliyor. Evde otururken kendimizi bir anda İzmir'de bulabiliyoruz, bir başka evdeyken Rodos'ta ya da bir kapsülden geçip Ankaradayken New York'ta; anıların içinde seyahat ediyoruz kısacası. (Yennefer'ın portallarını hatırlattı.d) Postmodern bir yazar zaten ama yorucu bir anlatıma sahip değil. Akıcı ilerleyen kısa bir kitap. Çok aşırı beğendim diyemem ortalama bir kitap. Fikir olarak, unutmayı başlatma düğmesi, anıların paylaşılması ve hücre mühendisliği kısımlarını hoştu. Okumak isteyenlerin kafasında güzel bir tablo çizebilmişimdir umarım, iyi okumalar dilerim.<3
Edebiyat
Aşk Artık Burada OturmuyorNazlı Eray · Doğan Kitap · 2013195 okunma
Reklam