Ona göre kafayı büsbütün sıyırmışım, ayrıca hiç büyümeyecekmişim, hep çocuk kalacakmışım ve en önemlisi de alkolle ciddi sorunum varmış. Benim alkolle hiçbir sorunum yok sevgilim, gayet iyi içiyorum.
Beni sorarsan hiç sorma, ben de sıyırdım. Bir türlü kapanmayan yaralar var içimde. Kimi göğsümde, kimi kolumda, kimi bacağımda, sürekli yer değiştirip duruyorlar. Tespit ettiğim noktada kanatıyorum o yaraları. Sonra da gülüyorum kan revan içinde.
Çeşitli çalışmalar, birbirine bağlanan iki kişinin tek bir fiziksel birim oluşturduğunu söylüyor. Partnerimiz tansiyonumuzu, nabzımızı, solunumumuzu ve kanımızdaki hormon seviyesini düzenleyebiliyor. Artık iki ayrı varlık değiliz.
Duygusal ihtiyaçları karşılandığında ilgi dışarıya yönelir. Bu, bağlanma literatüründe "bağımlılık paradoksu" olarak geçer. İnsanlar bir diğerine ne kadar etkin şekilde bağlanırsa, o kadar cesur ve bağımsız olurlar.