Yaban romanı Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun ilk olarak 1932 yılında o zamanlar çalıştığı kadro dergisinde yayımlanır. Roman 1. Dünya Savaşı yıllarından başlayarak Sakarya Meydan Muharebesi'ne kadar olan zamanı kapsar.
Romandaki olaylar 1922 yılında geçer ve bu yıllarda türk milleti bir kurtuluş mücadelesi vermektedir. Bu mücadele, vatanın her yerinde sürmektedir. Yazar, milli mücadeleyi bir çatışma halinde çekerek aydın ile köylü arasındaki uçurumu göstermeye çalışmaktadır. Bu açıdan roman aydın ile halk arasındaki çatışmanın kökünde yer alan yabancılaşmayı ve uyuşmazlığı bütün trajedi yönüyle ele alır. Roman, o dönemden izler taşıdığı için dönem romandır diyebiliriz.
Roman ilk başta cahil kalmış köylülerin eleştirilmesi olsada romanın bütünü düşünüldüğünde aydınların eleştirisine dönüşür. Köylülerin bu kadar cahil olmaların sebebi onları yüzlerce yıldır sömüren, yoksul bırakan ve eğitimden yoksun bırakan aydınlardır.
Yazar aynı zamanda birden çok politikalara değindiğinide görüyoruz; eğitim politikası, ekonomi politikası, adalet politikasına bunları Ahmet celal ve köy halkı üzerinden veriyor.
Ahmet Celal köydekilerin olumsuzluklarını bedbin bir şekilde anlatır. Köyde hiç mi güzel bir şey yoktu? İnsan bu soruyu sormadan edemiyor
Oblomov, yaşadığı dönemden izler taşıyan,o döneme ait toplumsal yaşantının anlatıldığı bir dönem eseridir. Doğu ile batı arasındaki farkların anlatıldığı bir çatışma hali.
Oblomov bilinçli bir şekilde uyuşukluğu seçiyor iş yapmadan sürekli hareketsiz kalarak mutlu oluyor. Herşeyin fazlasıyla farkında ve anlamaktadır. Bundandır ki kendi halinden memnundur.
O dönemi anlamak için okunması gereken bir kitap.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Kitap konusu ve dili bakımından çok farklı bir tarzda yazılmış. 4 arkadaş düşünün kötülük yapmak için onlar için vazgeçilmez bir haz. Sırf hırsızlık yapmak için elindeki paralarını insanlara yedirecek kadar duyumsuz . Kötülük onlar için gerekli bir ihtiyaç haline gelmiş. Bu 4 arkadaşın içinde en kuvvetli olan Alex bir gün bir kadına ve kedilerine kötülük yaparken yakalanır o sırada da arkadaşları kaçar. Bütün kötülüklerin cezasını tek başına çekmek zorunda kalıyor. Yakalanan Alex gittiği hücrelerde de kötülük yapmaktan vazgeçmez. Artık bu kötülüklerin bitmesini isteyen yetkiler farklı bir şeyler tasarlayarak Alex'in üzerinde denerler. Bu deneyler sonucunda artık Alex kötülük yapmaktan midesi bulanan biri haline gelir. Serbest kalınca kötülük yapmak isteyen Alex kötülük yapamaz olur çünkü kendi iradesini artık yönetemez hale gelir.
Kitabın vermek istediği mesaj çok güzel ama üslubu bu kadar kötü olmasaydı keşke . Kitap boyunca argo kelimelerle karşılaşıyoruz...
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009112,9bin okunma
Bu kitabı okurken saatlerce ağladığımı gördüm meğer bizler ne kadar da muhtacmışız bu duyguları yaşamaya :(
Hayatıma çook fazla etki ettiği bir kitap oldu hayatımı tekrardan sorgulamama ve varoluş sebebimi tekrardan gözden geçirmeme sebebiyet verdi.