"Bütün aptal âşıklar, aşkın kendilerine has olduğuna inanırlar. Onlara sorsanız, daha evvel kimse o cümleyi kurmamış, o şarkıyı dinlememiş, o yağmurun altında el ele yürümemiştir. Söylenmedik söz, okunmadık şiir, dinlenmedik şarkı kalmadığını; içinden geçtikleri her minik an ve his kırıntısının dünya dönmeye başladığından beri yaşandığını, döndükçe de tekrarlanacağını, yani pek de öyle hususi sayılamayacağını bilmez yahut bilmezden gelirler. Bilmezden gelmek, kadim bir ayakta kalma yöntemidir."
"Ben, herhalde kendim pek sıradan ve düz biri olduğumdan, karmaşık şeyleri daima sevmişimdir. Onu da sevdim. Belki de tanışmadan, hatta henüz karşılaşmadan evvel."