Sokrates, cezanın kesinleşmesinden sonra, haksız yere mahkum edildiğine inandığını söyler ve konuşmasını şöyle bitirir; " Artık ayrılma vakti geldi çattı, ben ölmeye, sizler de yaşamlarınızı sürdürmeye gidiyorsunuz. Hangisinin daha iyi olduğunu sadece Tanrı bilebilir."
Şüphesiz insan, çok hırslı(ve sabırsız) yaratılmıştır!
Ona şer dokunduğu zaman, sızlanıcı(feryâd edici)dir! Ona hayır dokunduğu zaman da cimridir(Allah yolunda sarfetmez, şükretmez).
Meâric19,20,21
Filozof Descartes ünlü, "düşünüyorum o halde varım" bildiriminde bulunduğunda en temel gerçeği bulduğuna inanıyordu. o aslında en temel yanlışı ifade etmişti; o düşünmeyi varlığa ve kimliği düşünmeye eşitlemişti istem dışı düşünür ki hemen herkes bu durumdadır. aşikar bir ayrılık hali içinde sürekli sorunlardan ve çatışmadan oluşan delicesine karmaşık bir dünya, zihnin sürekli artan parçalanmasını yansıtan bir dünyada Yaşar .aydınlanma bir bütünlük" bir olma " dolayısıyla huzur içinde olma halidir o hem yaşamın tezahür etmiş lehçesiyle Dünya ile bir olmak hem de en derin benliğinizle ve tezahür etmemiş yaşamla valilikle bir olmaktır aydınlanma sadece ıstırabın ve kendi içimizdeki ve dışımızdaki sürekli çatışmanın sonu değil aynı zamanda kesintisiz düşünmenin korkunç esaretinin sonucudur. bu ne inanılmaz bir özgürlük!