Öyleyse diyebiliriz ki şairler, Homeros başta olmak üzere, en yüksek değerleri anlatırken olsun, herhangi bir şeyi uydururken olsun, birer benzetmecidirler sadece; gerçeğin kendisine ulaşamazlar. Demin dediğimiz gibi, ressam nasıl kunduracılığın ne olduğunu bilmeden bir kundura resmi yapıyor, bir sanatı onlardan çok bilmeyenler de renklere, biçimlere bakıp onu sahici gibi görüyorlarsa, bu da öyle.
İnsan olgun bir çağı vardı mı bu hale düşmek istemez söylenenin tersini söylemekten zevk alana değil doğruyu aramak için tartışanlara benzemeye çalışır ölçüyü kaçırmadığı için de filozofluğu küçültecek yerde saldırır herkese...
İşte bunu düşünerek daha deminden diyalektik çalışmalarına yalnız ölçülü ve sağlam kafaların alınması gerektiğini söylemiştim bugün olduğu gibi her önüne gelen boyuna bakmadan girmemeli bu işe
Insan diyalektikle duyuların hiçbirine başvurmadan
yalnız aklı kullanarak her şeyin özüne varmayı ve
iyinin özüne varmadıkça durmamayı denediği zaman
görülen dünyanın da sonuna varır kavrananın da.