İnsanın karakteri, kendi elleriyle kurduğu dün yanın gerektirdiği şeylerce yoğrulmuştur. On se kizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda orta sınıfın rakteri, güçlü sömürücü ve istifçi özellikler gös teriyordu. Bu "aktif" karakteri, başkalarını sömür me ve daha da çok kâr etmek için kazançlarını biriktirme arzusu belirliyordu. Yirminci yüzyılda, insanın karakter yönelimi, oldukça büyük edil genlik ve piyasa değerleriyle özdeşleşme gösterir. Çağdaş insan, boş zamanının çoğunda kesinlikle edilgendir. Bengi tüketicidir; içkileri, yiyecekleri, sigaraları, konferansları, manzaraları, kitapları, filmleri "soğurur"; tümünü tüketir, yutar. Tüm dün ya, onun ağzına layık büyük bir nesnedir: Büyük bir şişe, büyük bir elma, büyük bir memedir. İn san, emici olup çıkmıştır, ebediyen beklenti içinde ve ebediyen düş kırıklığı yaşayan...