Walt Disney'in filmlerinde, boşluğa doğru uzatılmış bir kalasın üstünden yürüyüp boşluğa çıktığı halde kendini hãlâ bu kalasın üstünde sandığı için düşmeden yürüyen ördek gibi, yaşamdan Balzac'ın romanlarına geçen okuyucu da kendini hâlâ yaşamın içinde sanır; hem Walt Disney filmlerindeki ördeğin tersine, boşlukta yürüdüğünün birdenbire farkına vararak tökezlemez de. Balzac yaşamı bilir, yaşamın dokusunu bilir, toplumu bilir; olaylar arasındaki ilişkileri, sanki bir bilgin gibi önceden incelemiştir.
Önsöz'de geçen bu paragrafı okuduğunda pek bir anlam ifade etmediğini düşünüyor okur, ancak Kitabı bitirir bitirmez bu tespitin ne kadar yerinde olduğuna kanaat getiriyor ister istemez.
"Dünyada hiçbir gerçek saklı kalmaz. Üstü ne kadar örtülürse örtülsün, halkın kolayca ulaşabileceğil ucuz ve basit tedavilerin kimi zaman servet harcanan pahalı ve karmaşık tedavilerden etkili olabildiği gerçeği gibi..."
Kitabın arka yüzünde bulunan bu ufak açıklamaya istinaden satın almıştım. Bir kitapta bu kadar doyurucu bilgilerle karşılaşabileceğim aklımın ucundan geçmezdi, edindiğim bu bilgilerden sonra Tıbba ve Farmakoloji'ye eskisi gibi bakamayacağımdan eminim.
Goethe de Faust, fikrini tam otuz yıl boyunca aklında döndürüp durmuştur. Fikir, tüm bu süreyi tomurcuklanarak, serpilip köklerini daha derinlere salarak ve deneyimlerin içindeki besleyici özsuyunu içerek geçirmiş, bu dahiyane eser de böyle ortaya çıkmıştır. Tıpkı uzunca zaman boyunca yıllanmış bir şaraptan bir yudum almak gibi damakta muhteşem bir tat bırakıyor bu yüzden.
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Oda Yayınları · 201216,8bin okunma
Damakta müthiş bir tat bıraktı, bitmesin dediğim kitaplar listesine ilk sıralardan yerleşti. Sanıyorum ilk fırsatta diğer kitaplarını da edinip sindire sindire okuyacağım.
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, kuşkusuz, insanlığı bekleyen bir "total totalitarizm" tehlikesine karşı edebiyatın bağrından yükselen bir uyarı çığlığıdır. Ama aynı zamanda, günümüz toplumlarında gücü elinde tutmak, iktidarı sürdürmek uğruna uygulanan yönetsel, dinsel, dilsel, ulusalı budunsal, ahlaksal, eğitsel baskılar, zorbalıklar, dayatmaların karanlığı içinden kulağımıza çalınan bir sis çanıdır. Orwell'ın romanı, "geniş zaman”lı ve evrensel olmasının yanı sıra, "şimdiki zaman”lı ve günceldir de. Miladi 1984 yılı çoktan gelip geçmiş olmasına karşın, Bin Dokuz Yüz Seksen Dört'ün geçtiği 1984 yılı, hem içinde yaşadığımız bir karabasan hem de her an yaşayabileceğimiz olası bir korkulu düş olarak önümüzde durmaktadır. Orwell'ın yapıtını, yayımlandığı günden bu yana elimizden bırakamamamızın nedeni de bu olsa gerektir.
Çevirmen Celal Üster'in notlarından.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,9bin okunma