Kıskanmakla sahiplenmek aynı şey değildir. Kıskançlık kaybetme korkusuyla ortaya çıkar. Hatta hastalık olarak kabul edilen ve uzman kontrolünde tedavi edilmesi gereken seviyeleri bile vardır. Kıskançlığın halk arasında kabul görmüş bir hali de var elbette. Seven insan kıskanır... Oysa seven insan kıskanmaz, seven insan hayran olur ve sahiplenir...
Erkekler, tek başına mutlu olabilen kadınlara doğaları gereği daha çok çekilirler. Hayatlarında bir erkek olmadığı halde keyifle yaşamını sürdürebilen, kendini idame ettirebilen, rafine zevkleri olan, tat almayı bilen, kendini geliştiren kadınlar her zaman caziptir; çünkü özgür ve güçlüdürler.
İnsanların hayatlarını kolaylaştıran her şeyi azar azar ihtiyarlığa, 'zamanı gelince olur'a ertelediğini fark etti. Sanki gün gelir insanın gerçekten vakti olabilirmiş gibi, sanki insan hep ayalini kurduğu mutluluk dolu barışa, hayatının son anında kavuşabilecekmiş gibi. Ama aslında barış yoktur. Belki zafer de yoktur.