Neredesiniz? Hepinizde bir parçam kaldı. Böyle birden çekip gidemezsiniz. Böyle susup gizleyemezsiniz. Kimdiniz siz? Ben sizdeki kendimi çok özledim; inceliktir, bir gün arayıp onu bana verin. Ben kendimdeki sizi özledim. Ne olur, hiç olmazsa onu arayıp sorun. Kimsesizliğiniz bende kaldı. Bir yer söyleyin getirip bırakayım.
Kendimi tanıyamaz olmuştum. Hangisi bendim? İçimdeki, o güzelliğiyle dünyayı elde etmeye kışkırtılmış, karanlık ve ilgi tutsağı kadın mıydım; yoksa uğruna hayatından vazgeçmeye hazır olduğu aşkına mahkûm, ezilmiş, kapılarda bırakılmış, verdiği güven ve taşıdığı masumiyetle sana cazip gelmeyen, o sevdalı kadın mı? İkisi de olmak istemiyordum. Ama ikisinden de vazgeçemiyordum. Sanki biri olmazsa, diğeri yıkılacak gibiydi. Birbirinden nefret eden ve birbirinin varlığına tahammül edemeyen bu iki benlikle yalnız kaldığımda çıldıracak gibi oluyor, ağır ağır ruhumu öldürüyordum. Artık yalnız kalmak dayanılmaz olmuştu benim için