Astronot Hanım

Astronot Hanım
@_AstronotHanm
İçimle tanıştım bugün, kendimle
Yaptığımız her şey, tüm zevklerimiz, hobilerimiz, sevdiklerimizle birlikte olmak ne kadar da içerideki boşlukları doldurmak için... Öyle değil mi ama? Dünya hayatı insanı oyalamak anlamında o kadar çok imkan tanıyor ki bize; çocuklar, eş, evler, tatiller, kariyerler, ayakkabılar, kıyafetler, teknolojik aletler... Hepsi avutuyor bizi. Tıpkı bir bebeğin ağzına anne göğsünü vermek yerine, plastik emziği vermemiz gibi. Hayatta bizi böyle avutuyor. İnsan, içine bakmadan, hayata, varoluşuna, nereden ve niye geldiğine dair sorular sormadan bir ömrü iştahla tüketebilir. Şunun da farkında olsak: kalbimizle, yüreğimizle, içimizle, herkes sustuğunda konuşmaya devam eden iç sesimizle, en derin karşılanmamış ihtiyaçlarımızla, en yoğun utançlarımızla, şidetli korkularımızla, dipsiz boşluklarımızla yüzleşip, onlara sahip çıkarak yaşadığımızda; yaşamın imkanları bizi kendimize getirir, kendimizle bir oluruz. İki yabancı gibi değil de, tüm ömrünü güzellikler içinde ve birlikte geçirmiş eşlerin hali gibi oluruz. Fakat içimizde olup bitene yahut hiç olmayana, yüreğimize kök salmış olan eksikliklere, tamamlanmış olan hislerimize sahip çıkmadan, dışarıdan elde ettiklerimizle o devasa, o nihayetsiz boşlukların, anlamsızlık dolu hislerin yok olacağını, ağrıların geçip gittiği gibi gideceğini, şuan hala kapanmaya çalışan derin yaralarımızın iyileşeceğini 'zannettiğimiz' anlar o kadar çok oluyor ki... Hepsi birer plastik emzik gibi. Beslemiyor, doyurmuyor, sakinleştirip, iyileştirmiyor... Öze ve gerçek olana ihtiyacı var insanın.💫
İnsan