Ne li vir im, ne jî li wir…
Artık alıntıları paylaşmayı bıraktım, okuduklarım sadece bende kalsın. Buraya ise sadece ara sıra bir şeyler karalamak için uğrayacağım.
Şu profilinde binlerce kitap bitirdiğini iddia eden arkadaşların durumu, hobi değil de sanki bir envanter sayımı telaşı.
Dostoyevski'nin ruh tahlilleri arasında kaybolmak yerine, kitabın bitmesine kaç sayfa kaldığını hesaplayan bir zihniyetten bahsediyoruz. Şahıs Raskolnikov'un vicdan azabını değil, o ayki okuma hedefine atacağı tikin peşinde. Hal böyle olunca da ortaya edebiyat tutkunu değil, bildiğin barkod okuyucu bir kitle çıkıyor. Asıl ironik olan, bu kadar çok kelime tüketen birinin, iki cümleyi bir araya getirirken bu kadar kısır kalması. Binlerce kitap devirmişsin ama dünya görüşün hala bir sosyal medya biyografisi derinliğinde. Okudukları onca sayfa zihinlerinde bir tortu bırakmıyor, sadece birer istatistik olarak dijital mezarlıklarına gömülüyor.
Zaten genç bir insan 5- 6 bin kitap okudum diyorsa, ya hayatın geri kalanını hiç yaşamamıştır ya da sayı saymayı kitap okumaktan daha çok seviyordur. Gerçekten okuyan insan, okuduğu her dev eserin altında biraz daha küçülür, biraz daha haddini bilir. Bunlar ise sayı arttıkça devleşen bir ego balonunun içinde, boşluğa doğru kürek çekiyorlar. Kitabı hayatın kendisi değil de bir skor tabelası sanan bu arkadaşlara tavsiyem, biraz ara verip dışarı çıkmaları. Belki o zaman hayatın, kapağı kapatınca biten bir veri girişi olmadığını anlarlar.