Keşke şiirleri arkasına müzik konulmuş, başka bir insanın duygusunu vererek okuduğu şekilde dinlemesek de. İlk önce kendi içimizden gelen duygularla okusak, hissettiğimiz gibi.
Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil... İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile... Sadece bir yalnızlık ihtiyacı.
Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçen şeyleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman ne kadar hazin bir hâl aldığımı tasavvur edemezsiniz. Kış günü sokağa atılmış üç günlük bir kedi gibi kendimi zavallı hissediyorum…
"...Şu anda bir tarafımı kesseniz acı duymam. Sizin için herhangi bir şey yapmak istediğim zaman beni durduracak kuvvet tasavvur etmiyorum. Ölüm bile buna muktedir değildir. Bakın, etrafımızdan bir sürü insanlar geçiyor, birçoğu dönüp bize bakıyorlar, daha doğrusu bana bakıyorlar. Hangisini isterseniz yakalar ve öldürürüm."