Hayat dedikleri her daim böyle yaralı mı bırakır insanı?
Düşünüyorum…
Bir gün bütün güzelliklerin gerçekleşmesi ihtimaline bütün mevcudiyetimizle, iliklerimize kadar inançla dolu oluyoruz.
Aynı günün akşamı her şey içi boş, kasvet yüklü rüzgarıyla dinmeyecek bir fırtınanın habercisi gibi…
Hangi pencereden bakacağını bilemiyorsun, yönünü şaşırtıyor insanın.
Hani ezbere bildiğimiz yollar vardır, defalarca adımladığımız. Ama gözünü kapatırsın da bir adım sonrası sonsuz bir uçurum hissi ile gelir oturur ya içine, öyle işte…
Elini tutan kim olursa olsun o an adımların tereddüt doludur. Bir tek o an kapattığın gözlerinin gördüklerine inanacağı tutar ya insanın…
Gerisi bir aldatmaca bana soracak olursanız.
İnsan bir tek kendine yaslanabiliyor. Dağmış , taşmış, koca bir çınarmış, gölgesinde soluklanabileceğin bir gölgeymiş hepsi deli safsatası.