Şeyma Arslantürk61

Şeyma Arslantürk61
@_Desdemona
Çoğu Okur | Bazen Yazar | Bazen Çizer | • Kitapları öpüp bağrına basan o kişi •
Puan vermedi·438 syf.··
2026 10. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 21:56
"Konuşan insan öyle kolay kolay dertten ölmez. Bir insan konuşmadı da içine gömüldü müydü, sonu felakettir." Hugo'yu, Shakespeare'i, Dostoyevski'yi okurken hep düşünürüm: "Bu yapıtları ana dilinde okuyanlar ne şanslı" diye. Yaşar Kemal'i de her okuduğumda bunu hatırlıyorum. Dünya onu bu dilde okuyamıyor ve çok şey kaybediyor. Yöre ağzını kullanma ustalığı, halk edebiyatına katkıları, türküleri, deyişleri, epik anlatım tarzıyla ortaya çıkardığı en içimizden olan İnce Memed'i önce Türk milletine sonra tüm dünyaya armağan etti. İyi ki etti Onca yalın anlatımı ve duru Türkçesiyle bu kadar iyi sanat yapılır mı? Bu kadar iyi bir eser ortaya çıkar mı? Enfes Ağzınızın tadı yerine gelsin istiyorsanız ara ara bu mecbur adamın romanlarını okuyun. Onu okumanın verdiği zevki kimse veremiyor.
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·330 syf.··
2026 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 15:23
Matematik profesörü Emin Köklü ve Komiser Haydar Bilir'in kafa kafaya verip bir cinayeti çözmesi ve bu esnada profesörün kendini bir roman karakteri olarak bulduğu, varoluş karmaşası yaşadığı kurgusal bir anlatı. Daha iyi olabilir miydi? Bence olabilirdi. Çok daha iyi post-modern metinler okudum. Post-modern anlatı keskin çizgilerle ayrılmış bir anlatı tarzı değil, burda anlatı keskin çizgilerle ayrılmış. Hiç yormayan bir yapısı var. Birkaç kural uygulayıp bunu post-modern anlatı diye masaya sürmek hakkını vermek değil maalesef. Çıta bende Bilge Karasu, İtalo Calvino, Oğuz Atay gibi yazarlarla arşta olduğundan böyle vasat bir post-modern anlatı okumak bayat bir yemek yemiş gibi hissettirdi. Sonucu bağlamak için bağlanmış hissettiren alelade bir roman olmuş. Üzgünüm beğenmedim.
Sonuncu SonbaharPınar Kür · Everest Yayınları · 2007222 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 14:08
Öykü türünde metin okuyacaksam biraz fazla titiz davranırım. Sevdiğim birkaç öykücü dışında da okumayı pek tercih etmem. Yeni bir öykücü keşfetmek de benim için oldukça zor. Çünkü öykülerde iyice olgunlaştırılmadan kaleme dökülen duygu ve düşünceler bana çok kalitesiz hissettiriyor. Bu sebepten öykü türüne hep bir mesafem vardır. Ve bu mesafeli duruş bana, bazı kaliteli öykücüleri geç keşfetme olarak geri dönüyor. Kendinden bu kadar emin, duygularından düşüncelerine kadar böylesi net bir anlatım beni mest etti doğrusu. Feyyaz Kayacan, hayatın ağır gerçekliğini ters yüz eden anlatım tarzıyla fazla cüretkar bir yazar. Böyle cüretkar öykücüleri okumayı seviyorum. Öyküleri okurken aklıma o yeşil pardesüsü ile benim için değeri başka yerde olan öykücüm geldi. İşte ben onun da bu cüretkarlığını seviyorum. Rus edebiyatı nasıl ki Gogol'ün paltosunun cebinden çıktıysa Türk öyküsü de Sait Faik'in yeşil pardesüsünün cebinden çıktı, diyebiliriz bence. Fazla mı iddialı olur? Olsun, Sait Faik tüm iddialara yaraşır. Feyyaz Kayacan da Sait Faik çizgisinde ama daha soyut ve imgesel bir tavrı olan yazar. Tam bir kelime işçisi ve burası benim dünyam asiliği ile öykülerini post-modern kalıplar içerisinde istediği gibi dans ettiriyor. Çok sevdim, çok lezzet aldım. Bana Sait Faik'i anımsattığı için belki de onu çok sevdim. Bilmiyorum. Ama Sait Faik, ah o bambaşka, hala onun gibisini bulamadım
Bir Deli Değilin DefterleriFeyyaz Kayacan · Kırmızı Kedi Yayınevi q · 202248 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 01:12
"İslam bizi geri bıraktı, Batı karşısındaki yenilgilerimizin sebebi İslam'dır!" hükmü; giderek bir inanç, bir yaşama biçimi halini aldı. Bunu da modernlik kisvesi altında hınç ve taassupla dolu telkinler halinde yaydılar, bu tür ideolojilere ve akımlara neredeyse meşruiyet kazandırıldı. Bu yanılgıların ortasında doğdum ve yetiştim. Gerçeğin ise tam tersi olduğunu pek çok bedel ödeyerek idrak ettim. Hayatımın ilk yarısı bir korku filmi gibi geçti. Varoluşuna sahih neden bulamayan insan, bilsin yahut bilmesin, korku, endişe ve vehim içindedir. Ben bu marazî hâli, bir imtihandan geçiyor gibi ve en ağır derecelerde yaşadım. Şimdi şu eski koltuklarda oturuyorum ve gücüm yettiğince tefekkür ediyorum. Herkes geleceğe doğru hayal kurar, bense geçmişe doğru hayal kuruyorum. Bir bahçeye yolculuk yapıyorum. Manolyalar, frenk üzümleri, yıldız çiçekleri, çimenler; tam bir cennet bahçesi... Bir zamanlar, yani çocukluğumda öyle bir bahçenin ortasındaydım ama o günlerde o nimetin şükrünü eda edebilme hassasiyetine sahip değildim. Şimdiki halimle, aklım ve gönlümle o güzel bahçeye dönüyorum. Çimenlerin üzerine seccademi serip şükür namazı kılıyorum. Bu, benim geçmişe doğru yolculuğum; geçmişe dönük hayalim..."
Edebiyat
Bir Ruh MacerasıAyşe Şasa · Ketebe Yayınları · 20223,026 okunma
Puan vermedi·478 syf.··
2025 46. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2025 22:48
“İbrâhim Efendi Konağı’ isimli kitap ise, hem Osmanlı İmparatorluğu’nun son saltanat yıllarına, hem de âilemizin bir koluna ayna tutan gerçek bir dramdır. İbrâhim Efendi annemin amcası, Şevkiye ve Şükriye hanımlar ise amcazâdeleridir. Semt, mekân, âilenin hayat tarz ve üslûbu, cemiyet münâsebetleri, şahıslar isimler otantiktir. Yalnız, rolleri meş’um üç kişiyi teshir etmemek için, adlarını değiştirmek suretiyle Asaf’ı Âsım; Nâîm’i Zâîm; Reşad’ı da Fuat yaptım. (…) Netice olarak demek istediğim şu ki, bu kitapta hayâl mahsulü denecek hemen hiçbir çizgi yoktur. Aile bağlarımız yüzünden büyük amcamız İbrâhim Efendi’nin konağı ile bizim evin arasındaki münasebet çok sıkı idi. En küçük yaşımdan itibaren çocukluk hâfızam, muhitimden devamlı olarak fotoğraf çekmiş olacak ki, sonradan bunlar idrâkimde develope olarak (gelişerek) kağıda döküldü ve ortaya ‘İbrâhim Efendi Konağı’ isimli kitap çıktı.” Samiha Ayverdi
İbrahim Efendi KonağıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 20221,046 okunma
Reklam