Aşkın tehlikelerini bilerek kendini ebediyen bu duyguya kapatan ben değil miydim?
Kara sevda, gözleri bağlı olarak bir uçurumun kıyısında yürümek değil miydi?
Birine sevdalanmak,donmuş bir gölde,nerede ve ne zaman kırılacağını bilmene imkân olmayan ince buzlar üzerinde yürümek anlamına gelmiyor muydu?
Çünkü insan hiçbir umut beslemediği zaman durumu kabullenebiliyor ama kapkara bulutlar arasından iğne ucu kadar kendini gösteren bir güneş ışını belirince bütün dünyası o ışığa bağlı oluyor.