UZUN SİBİRYA GECELERİNDE DOSTOYEVSKİ'DEN HAYAT DERSLERİ
Dostoyevski "Zulüm bir alışkanlıktır;insanda bu alışkanlığın kökleşmesi,sonunda hastalığa dönüşmesi mümkündür.Sarsılmaz inancıma göre,en iyi insan bile alışkanlıkla,sanki bir hayvanmış gibi kabalaşıp o derece aptallaşabilir.Kanla,kudretle mest olur;hoyratlığı,ahlaksızlığı,içindeki kötülüğü büsbütün geliştirir;aklı,duyguları kesinlikle doğal olmayan hareketleri yadırgamaz ve sonunda bundan zevk almaya başlar."
İnsan ilişkileri karmaşıktır,anlamak veya çözmek çok zordur.İnsanın değil başkasını,kendisini bile gerçek anlamda tanıması çok uzun ve tamamlanmayan bir süreçtir.Ancak buna karşın birçok insan,kendisini ve diğer insanları çözmediğini ve çok iyi tanıdığını söyler.Bu iddia, aslında kişiye kendinden kaçıştan başka bir şey getirmez.
️DOSTOYEVSKİ'NİN "KARA HALK" İLE KARŞILAŞMASI️
Bir toplantıda yüksek sesle okuduğu bir şiir nedeniyle,Çartarafından Sibirya'da hapse mahkûm edilen Rus yazar Dostoyevski,hapis cezasını bitirdikten sonra, "Ölüler Evinden Anılar"başlıklı bir kitap yazar.Kitapta yazar,buradaki hayatından önce halkı,insanları tanıdığını düşündüğünü,ama yanıldığını burada anladığını belirtir.Yazar, "kara halk"olarak tanımladığı bu kitleyle karşılaştıktan sonra,insanları çözümlemeye ve iç dünyasının derinliklerine inmeye başlar. Bu kitap,yazarın doğrudan kendi yaşamından anlatımlar ve izler taşıdığı için çok önemlidir.Dostoyevski,Sibirya'da,içindeki Sibirya'ya inmiş ve kendisini tanımaya başlamıştır.
Dostoyevski aslında Sibirya'da yeniden doğmuş ve kendi içindeki Sibirya'yı keşfetmiştir bir anlamda. Dostoyevski'yi Dostoyevski yapan Sibirya'dır aslında.O her zaman öğrenen yazar olmayı tercih etmiştir,öğreten yazar değil.Uzun Sibirya gecelerinde,insan ruhu ve davranışları üzerine derin derin düşünmeye