E.Ö.K.

Çocukluk dikeydir. Yukarıya doğru büyürsün, boyun bahçedeki güllerinki kadardır, herkes sana her yıl ne kadar büyüdüğünü tekrar edip durur, baban seni havaya kaldırır, parmak uçlarında yükselirsin, her şey kıpır kıpır hayat ve hareket doludur, yatmak istemezsin ancak zorla yatarsın. Yaşlılık yataydır. Azıcık dinlenelim, öğleden sonra uzanalım, kanepeye şöyle bir uzanacağım sadece, çünkü belim … Yaşlılık uzun süreli, belki de sonsuz bir yataylığa alışmaktır.
Sayfa 130·Kitabı okuyor
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Seni seviyorum, senin için üzülüyorum, seni özlüyorum gibi güçlü sözler söylemenin kabul görmediği bir kültürde , insanlara sevgilerini ifade etmek için farklı yollar bulur.
Sayfa 129·Kitabı okuyor
Acı, içimi yakan acı, ah ciğerimi dağlayan acı… Bir Bulgar şairin, Aleksandır Gerov’un yazdığı en kısa şiir.İşte acının tüm aşamaları- ilk hissedildiği andan, tahammül derecesini aştığı âna, ona yalvarma, onu yatıştırma, ondan merhamet dileme girişimine kadar…
Sayfa 64·Kitabı okuyor
Suçluluk duygusunun içinde nasıl büyüdüğünü hissediyorum - hasta olmanın suçluluğu, yatağa mahkum olmanın, başkalarına zahmet vermenin, günlerini altüst etmenin, yük olmanın suçluluğu.
Sayfa 37·Kitabı okuyor
Şimdiye kadar Latincenin ölü bir dil olduğunu bilirdim. Şimdi onun ölümün dili olduğunu biliyorum . Ölüm Latince konuşur .
Sayfa 32·Kitabı okuyor