E.Ö.K.

E.Ö.K.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·214 syf.·
56 günde okudu
·
2023 3. kitabı
Latife Tekin
7.4/10 · 10,8bin okunma
Efsunlu başladık, bakalım :)
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Doğru hayat arkadaşı seçiminde fiziksel, entelektüel uygunluk ve çekici olmak yanında , prensip olarak , yeterince sosyal duygu derecesi belirten aşağıdaki özellikler de dikkate alınmalıdır: 1) arkadaşlığı elde tutma yeteneği 2) çalışmayla ilgilenme yeteneği 3) kendinden çok arkadaşlarıyla ilgilenmek
İlişkiler
Bence bu üç madde de 'dogru hayat arkadaşı' olmanın gereğini ifade etmez, bir kere çalışıp çalışmama ilgilendirmez zaten, kendisiyle ilgilenmemesi zaten kendini geliştirmeme anlamına gelecektir
Önceki 2 yanıtı göster
Riski göze almak lazım o halde. Bunlar kişisel düşünceler, herkesin önceliği farklıdır tabi.
1 yanıtı göster
Hastalık sürecinde evebeynin tutumu, özellikle ciddi hastalıklarda, çocuğun dikkatini çeker. Raşitizm, grip, şiddetli öksürük, yüksek ateş, sürekli baş ağrısı gibi çocuk hastalıklarında ebeveynin dikkatsizce gösterdiği endişeli haller hastanın dikkatini çeker, çocuk kendisine daha çok ihtimam gösterilmesini ister ve kendini çok önemli biriymiş gibi görmeye başlar, aynı zamanda olduğundan daha çok hasta olduğu eğilimi gösterir, şikayet eder. İyileşme sonucu şımartma olayı biterse, çocuk çoğu zaman inatçı olur, sürekli hastalıktan, yorgun olduğundan, iştahsızlıktan söz eder ya da hiçbir neden yokken sürekli öksürür. Bu belirtiler çoğu zaman , yanlış olarak, hastalık sonrası normal durum olarak görülür. Bu tip çocuklar hayatları boyunca hastalıklarının anısına bağlı yaşama eğilimi gösterirler. Böyle davranarak hoşgörü görmek ya da mazur görülmek istediklerini ima ederler. Böyle durumlarda, dış koşullarla kusurlu, hatalı temas sonucu, duygularda ve etkilerinde sürekli bir artış görülmesi olasılığı da ihmal edilmemelidir.
Sağlık
Freud'la çatışmalarına tanık oluyorum daha çok. Ben teşekkür ederim
Köpek karamsar bir şekilde burnunu çekerek" Buradaki rahatlığı özgürlüğe değişmem. Değişsem elime ne geçer ki?" diye düşündü. "Zaten alıştım buraya. Artık asil bir köpeğim, zekiyim, hayatın güzel yanlarının tadına varmış bir köpeğim. Özgürlük de neymiş.? Bir hayal,bir kurgu,bir düzmece... Hiçbir şeyden memnun olmayan demokrat zırvası." !!
Bu yorum görüntülenemiyor
Özgüvenimiz olmadan bizler beşikteki bebekler gibiyiz. Peki, tahmin edilemez ama yine de paha biçilmez olan bu niteliği en kısa zamanda nasıl oluşturabiliriz? Başkalarının bizden daha aşağıda olduğunu düşünürek . Doğuştan üstün olduğumuzu hissederek, servet ya da rütbe olabilir, düz bir burun yahut da Romney tarafından yapılmış büyük babamızın portresi olabilir, çünkü insan hayal gücünün etkili araçlarında bir sınır yoktur. Bundan dolayı yönetmek, fethetmek zorunda kalan bır saygın erkek için insanların büyük bir kısmını, daha doğrusu insan ırkının yarısının kendinden aşağıda olduğunu hissetmesinin önemi muazzamdır.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Bu yorum görüntülenemiyor