ben yürüyüp gittim
sen ellerini yüzümde unuttun
utandım acılarımdan
utandım yalnızlığımdan
on yedi yaşımızın belalı hikmetinde birden
o inkisarları eden güzel hayallerimizden
ve aşktan
ve yağmurdan
utandım ben
sen misketlerini yüzümde unuttun
sen hayatımda unuttun kokunu
bir bidon benzin döküp hatıralarıma
tutuşturdun sevinçlerimizi, tutuşturdum
saçlarına
en beğendiğim bir hüznün tüm görkemini,
rüzgârını,
al işte sonbahar da senin olsun artık
daha ne istiyorsun benden
al işte en biçimli intihar da senin
ben yürüyüp gittim
sen adalarını yüzümde unuttun
sen geçmişimde unuttun gözlerini
utandım arzularımdan
utandım ihtiyarlığımdan
ve yağmurdan
usandım ben
ve sen: şehrin terkettiği sepya caz oğlan
her fırsatını ani ölümümde unuttun!
beni yüklenip bir yere götürdüler