Yaşam baştan sona, her türlü küçük ve büyük eylemiyle, Tanrı'yı tanımaya, bilmeye adanmıştır; ne var ki bu bilgi iyi düşünerek değil, iyi davranarak kazanılır.
Tanrı sevgisi ne Tanrı'yı düşünceyle tanımak, ne de Tanrı'yı sevdiğini düşünmektir; Tanrı sevgisi, Tanrı'yla bir olacak biçimde yaşama eyleminde ortaya çıkar.
Düşünce bizi olsa olsa şu bilgiye götürebilir: Son ve değişmez amaç olan yanıtı düşünceyle aramaması sonucunu doğurur. Düşünce bizi olsa olsa şu bilgiye götürebilir: Son ve değişmez yanıtı veremez düşünce. Düşünceler dünyası çelişmelere takılır kalır. Dünyayı kesinlikle kavrayabilmenin tek yolu birliği düşüncede değil, eylemde yaşamaktır.
İnsan son, değişmez gerçekliğin Tanrı olduğunu bilebilir ancak: Ne olduğunu, nerede olduğunu hiçbir zaman bilemez. "Bu arada insan Tanrı'nın ne olmadığını çok iyi bilse bile, ne olduğunu bilemez... Bu yüzden hiç bir şeyle doymayan insan kafası her şeyin en iyisine ulaşmak için çırpınır.