Sümeyye Ferah⠀ོ

Sümeyye Ferah⠀ོ
﷽ 'Hafız ! burası dünyadır, nereye gitsen varmadığın yerdesin.' 《كُنْ فِي الدُّنْياَ كَأَنَّكَ غَرِيبٌ أَوْ عَابِرُ سَبِيلٍ》
|| İhsan Fazlıoğlu
Tevhîd’i aklın ilkesi kılarak, Varlık’ı büyüden, Evren’i ilahlardan temizleyen; Hayat'ta da kula, kul olmayı reddeden, O’na, Hz. İnsan'a selâm ile...*
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
// Niyaz-i Mısri // * Sedat ANAR
🎙youtu.be/LKSG_1F7uMs Gel ey gurbet diyârında esir olup kalan insan, Gel ey Dünya harâbında yatıp gâfil olan insan. Gözün aç perdeyi kaldır duracak yer mi gör Dünya, Kati mecnun durur buna gönül verip duran insan. Kafeste tutiye sükker verirler hiç karar etmez, Aceb niçün karar eder bu zindâna giren insan. Ne müşkül hâl olur gaflette yatup hiç uyanmayıp, Ölüm vaktinde Azrâil gelince uyanan insan. Kararmış kalbin ey gâfil nasihat neylesin sana, Hacerden katıdır kalbi öğüt kâr etmeyen insan. Bu derdin çâresin bul sen elinde var iken fırsat, Ne ıssı sonra âh u zâr edüp hayfâ diyen insan. Niyâzî bu öğüdü sen ver evvel kendi nefsine, Değil gayriye andan kim tuta her işiten insân. Gel ey gurbet diyârında esir olup kalan insan, Gel ey Dünya harâbında yatıp gâfil olan insan.
Müzik
Sevgili Dost, Hafız, “Hiçbir yol yoktur ki sonu olmasın,” demiş ama ne çıkar! Bizim otobüslerimizin aynalarında hâlâ, “Ömür biter yol bitmez,” yazıyor. “Düz yolda da sürçer insan,” deyince Çehov, Aşık Dertli cevap veriyor: “Doğru gitsem yollar komaz/Bükük yollar boynum gibi.” Sevgili Dost, Uçak sürüleri havalanıyor yerden. Trenler, sihirbazların ipleri gibi oynuyor. Denizi yakıyor ütülerken tekneler. Perdeler sarkıyor otobüslerden. Sevgili Dost, İnsan tekerleği bulduğu zaman başına neler geleceğini bilseydi, bakmadan arkasından yuvarlardı onu ıssız bir yere. İnsanın elinden gelseydi, düğümlerdi yolları ıssız bir yerde. Sevgili Dost, “Kalbimi alıp uzaklara gitmek istiyorum.”
şule yay.
Edebiyat
Sevgili Dost, Bildiği şehirlerden, bilmediği şehirlere, bildiği yüzlerden bilmediği yüzlere sığınmayı aklından geçirmemiş kaç insan vardır? Garların, terminallerin ve limanların dev mıknatıslara dönüştüğü saatlere bedenlerini kaptırmayanlar, ruhlarının bir otobüs koltuğuna, bir gemi çapasına, bir lokomotif tekerleğine yapışmasını önleye bilmişler midir? “Başımı alıp gitmek istiyorum,” cümlesi kim bilir hayatımızın kaç kilidini kurcalamış, açayım derken kaç yeni kapı örtmüştür üstümüze. Arkaya bakmamayı başarabilenler, acaba gittikleri yere başlarını götürmeyi başarabilmişler midir? “Tebdil-i mekânda ferahlık vardır” diyenler, aslında “tebdil-i kan”ı mı kastetmişlerdir?
1000Kitap