Bir kişinin gerçeklerle tüm çıplaklığıyla yüzleşip yüzleşmediğini; başka bir deyişle gerçeklerden kaçıp kaçmadığını anlamanın en önemli ölçütü:
Sorunları 'nasıl' ve 'niçin' sorularını dikkate almadan sadece dinî, ideolojik, ahlâkî, siyâsî vb. değerler üzerinden çözmeye çalışmak.
Rasûlullah ﷺ uykudan kalkınca şöyle derlerdi:
الْـحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَحْيَانَا بَعْدَ مَا أمَاتَنَا وإِلَيْهِ النُّشُورُ
“Öldürdükten sonra bizi dirilten Allâh’a ﷻ hamd olsun. Dönüş ancak O’nadır.”
Şule Yüksel Şenler
Ne zorlu yollar ne sarp yokuşlar
Çağırır beni durmaz meydanlar
Başörtüm benim sancağım benim
Gözaydınlığım kavgam benim
***
Arkasında hayırla ve iftiharla anılacak bir mücadele hatırası bıraktı.
Bkz.
Huzur Sokağı