Fatih

Fatih
@_Fidelio
Her şeye sahipsin patron, ama bir şey eksik: delilik. Bir erkeğin biraz deliliğe ihtiyacı vardır, yoksa asla ipi kesip özgür olmaya cesaret edemez.
- Asıl iman görmeden inanmaktır. - Görmeden her şeye inanırsan insanı çok kandırırlar...
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
100 yıl sonra kapılarını yiyecekler bir de :)
Efendi hırsızlar çoğaldı. Çalmışlardır. Camilerden birer birer halıları, seccadeleri, çinileri aşırıyorlar. Böyle giderse bir gün bakacaksınız ki Ayasofya'nın yerinde temelden başka bir şey görülmeyecek, Rumlar da dertten kurtulacaklar siz de...
Sayfa 31·Kitabı okudu

Fatih

, bir kitap okudu
Puan vermedi·320 syf.·
66 günde okudu
·
2024 17. kitabı
Sir George Larpent
3/10 · 4 okunma
Sarı Kartlı Adam
Her ne kadar Futbolu çağrıştırsada bugün Victor Hugo'nun efsane karakteri Jan Valjan üzerinden kendimi, insanları her sabah dışarı adım attığımız dünyayı kendi nevrotik kafamın içinden yazacağım. ''Bazı yükler kelimelerle atılmadıkça Quasimodo olmaya devam edeceğiz.'' Şimdi bulduğum sözü de yazdığıma göre başlıyorum. Çoğu insan okumuştur Jan Valjan'ı (bilmiyorsanız Spoiler içerir!!! Benden söylemesi) Bir kürek mahkumu, çaresizliğin hayatını ipotek ettiği bir kurban. Hayatında görmemesi yaşamaması gereken şeylere tanık olup nasırlaşan birisiydi Jan Valjan. Karşılıksız merhamet, iyilik ve samimiyet görmemiş bir dünyaya karşı aynı şekilde karşı veren bir adamdı. Ya da ona dönüşmüştü. Her kürek mahkumu gibi serbest kaldığında eline Sarı renkte bir belge verildi. Bu belge eski kürek mahkumlarına verilen bir belgeydi. O belgeyi göstermek zorundaydı ve o belgeyi gören kimseler bu kişinin vahşi ve tehlikeli bir adam olduğunu bu sayede anlıyorlardı. Halbuki sorumlu olduğu ailesi için çalışan ve açlıktan ekmek çalan sıradan bir insandı. Herkes gibi birçok şeyi hak eden ama hayatın engellerine takılıp düşen birisiydi. Bugün düşündüm de birçoğumuzun sarı kartları yok mu? Kürek mahkûmu olmamıza gerek yok, ceza almamıza gerek yok; hepimiz genetik olarak, çevre olarak bir şekilde belli özellikler, karakterler (iyi-kötü) kazanıyoruz. Fakat devamlı en iyilerini görüyoruz veya bize gösteriyorlar. Ne yaparsak yapalım bazı şeyler değişmiyor. Bir özelliğimiz bizi diğerlerinden ayırıyor, dışlanabiliyoruz. Uyumlular ve şanslılar en iyisine sahip olabiliyorlar. Kimilerinin doğuştan sarı kartı vardır, bazılarınınsa sonradan edindiği sarı kartları. Ihtiyacı olana ulaşamayan adamın, güçsüzün yaşadığı ise kimsenin umurunda olmuyor fakat dünya günlerce Lady Diana'lara ağlayabiliyor. Bu konuda
Duygu ve Düşünce
Çoğu zaman bilimsel bir öngörü, acele biçimde edilmiş bir tahminden daha iyidir. Fakat korku, kayda değer fırsatların bir anda yok olmasına sebep olabilir.
Sayfa 13·Kitabı okudu