Bu yatakta geceler boyu ne düşler kurduğumu, gündüzleri hangi düşlerden düşerek, kavrulan nehirler gibi kurduğumu bir ben biliyorum. Kendini konuşarak değil, susarak anlatmayı öğrenmiş çocuklardık. Cusseli laflardan ürker,kırılgan sessizliklere sığınırdık.