Hayatına girmemi gerçekten istiyorsan, o kapıyı ardına kadar açıp bana ait olan yeri önce senin hazırlaman gerekir. Benim yerim, senin hazırladığın o kıymetli boşluktur.
Senin tek kişilik, sınırları keskin ve dış dünyaya kapatılmış o katı düzeninin içinde, kendime derme çatma bir alan bulmak için uğraşamam. Sırf yalnız kalmamak uğruna, bir başkasının hayatının kıyısına sığınacak bir göçebe değilim ben.
Aşk da, dostluk da, hakiki bir bağ da insanın kendi dünyasından feragat edip ötekine gönüllü yer açmasıyla başlar. Ben senin dar zamanlarına sıkışacak, hayatının boşluklarını dolduracak bir yama olamam. Eğer o dünyada bana da yer varsa, o yeri bana lütfeder gibi değil, özlemle ve saygıyla ayırmalısın.
Çünkü gönül, davet edilmediği bir sofrada sadece bir sığıntıdır; bense senin dünyanda bir misafir değil, o iklimin en kalıcı parçası olmak isterim. Ya pencerelerini sonuna kadar açıp beni o içeriye dahil edersin ya da beni kendi kapalı yalnızlığının gölgesinde yormazsın.
___ /Güven Taşdemir