Burjuvazi kendini, ilk başta aristokrasiyle, sonra burjuvazinin, çıkarları sanayinin gelişmesiyle uzlaşmaz biçimde çelişen kesimleriyle ve her zaman da yabancı ülkelerin burjuvazileriyle sürekli bir savaşın içinde bulur. Bütün bu savaşlarda, proletaryaya başvurmak, ondan yardım istemek, dolayısıyla da onu siyaset sahnesinin içine çekmek zorunda kalır. Böylece, siyasal bakımdan eğitilmesini sağlayacak olanakları proletaryaya kendi eliyle vermiş olur; başka bir deyişle proletaryayı burjuvaziye karşı savaşacağı silahlarla donatır.