Bir yanda İstanbul, bir yanda Medine...
Bu iki şehri birbirine bağlayan soğuk demir rayları yıllarca sıcak hasretlerini, sıcak sevgilerini taşıdı buradaki askerimizin.. Vagon vagon, katar katar... Ya şimdi? Kara trenler kara haberleri raylarda taşıyor.. İnsandaki sevginin sıcaklığına döner mi raylar? Haberimizi iletir mi Medine’den İstanbul’a uzayan telgraf telleri?
“ Her doğan ( çocuk) İslâm fıtratı üzerine doğar. Anne ve babaları ( daha sonra) onu Yahûdileştirir, Hıristiyanlaştırır ya da Mecûsîleşrirler. “
Buhârî, Cenâiz 1
*Kendi acını hafifletebilmek için bir başkasını yaralama...
*Hayatta en büyük dostun sen olabileceğin gibi, hayatta en büyük düşmanın yine sen olabilirsin.
*Ruhun bazı insanların acımasızlığı ile incinmişse hayata küsüp kendini karanlık bir dünyada yaşamaya zorlama.
* Ve unutma, hiçbir şey için geç değil. Bir ağacı dikmek için en iyi zaman belki 20 yıl önceydi ama ikinci en iyi zamansa bugündür.
Hakan Mengüç
Genç bir Melik, ( bir gün şöyle) dedi. (1/49)
-“ Ben Meliklikten bir lezzet bulamıyorum. Bilmiyorum ki, insanlar da böyle mi buluyor yoksa sadece ben mi lezzet bulamıyorum,”
Ona:
-“ İnsanlar da böyle hayatın lezzetini bulamıyorlar,” dediler.
Genç Melik sordu:
-“ Bunu ne sağlar?” Onlar:
-“ Senin Allah’a itâat etmen ve Cenâb-ı Allah’a âsî olmaman. Ancak bununla mutlu olursun,” dediler