Osamu Dazai’nin İnsanlığımı Yitirirken kitabının ardından bu kitabı tekrar okuma gereksinimi duydum. Beni böyle hissetmeye iten düşünce neydi tam olarak emin değildim. Ancak okuyunca alt metinde yatan anlam arayışı ve neticede anlaşılan acımasız gerçekliğin karşısında vazgeçiş, kabullenme, teslimiyet artık buna ne derseniz! Çok benzerdi. Ayrıca bu kitabı çok erken yaşlarımda -henüz bir ortaokul öğrencisi iken- okuduğumdan bir yetişkin olarak tekrar okuma ihtiyacı duydum. Bu şekilde tekrar okuyacağım bir sürü kitap var tabi! Ancak eski bir dostla tekrar karşılaşmak gibi hissettiren bu kitap, aynı zamanda ilk okuduğumda hıçkırıklar içinde ağlamamı anımsattı. İçe dönük insanların lanetidir empati yapmak! Bu yeteneği bu kadar erken kazanmış olmanın hayatıma verdiği melankoliyi tahmin edersiniz. Goethe’nin platonik aşık karakteri Werther, benim için eski bir dosttur. Bizim gibi içedönükler onu içimizde yaşatırız, onun yerine. Çünkü o yaşatamadı...