Körlük benim için derinlikli değil, fazlasıyla uzatılmış bir anlatıydı. Verilmek istenen mesaj ilk bölümlerde zaten açık: İnsan zor durumda kalınca bencilleşir, vahşileşir. Ama bu fikir roman boyunca dönüp dolaşıp aynı yerden anlatılıyor ve bir noktadan sonra yeni hiçbir şey söylemiyor.
Anlatım dili ise ayrı bir mesele. Noktalamasız, uzun ve boğucu cümleler “bilinçli bir tercih” olabilir ama bu tercih okuru metne yaklaştırmak yerine metinden uzaklaştırıyor. Okurken karakterlerle bağ kuramadım; isimlerinin olmaması onları simgesel kılmaktan çok silik hâle getiriyor. Acı var ama duygu yok. Sertlik var ama derinlik yok.
Kitap rahatsız edici olmak istiyor ama bunu düşünsel bir sarsıntıyla değil, ısrarla üstüne basa basa yapıyor. Bir yerden sonra şok edici sahneler anlam üretmiyor, sadece tekrar ediyor. Bu da “çarpıcı” olmaktan çıkıp yorucu bir hâl alıyor.
Körlük’ü bitirdiğimde aklımda kalan güçlü bir cümle, karakter ya da yeni bir bakış açısı olmadı. Sadece “Bu fikir daha kısa ve daha etkili anlatılabilirdi” düşüncesi kaldı. Benim için bu kitap, derinlik vaadiyle başlayıp zaman kaybına dönüşen bir okuma oldu. okumasam da olurmuş.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma