Oysa kadınlar önünü arkasını düşünmeden belanın içine balıklama dalan, hem kendisinin hem de başkalarının hayatını mahveden birisini, hatta bazen kıskanarak ve hayranlık duyarak affedebiliyorlardı.
Bırakın bir yılın ötekine benzemesini, iki gün bile aynı değil. Bunun aksi olsaydı, her gün dün gibi, dün yarın gibi olsaydı çok daha iyi olmaz mıydı? Böyle şeyleri düşününce insana hüzün çöküyor.
Bu dünyaya gelişini annesi dışında bir kimsenin fark etmiş olması şüpheliydi, yaşarken de onu fark eden çok az kişi vardı ve dünyadan giderken de herhalde kimse fark etmeyecekti. Kimse onu sormayacak ona acımayacak ve kimse ölümüne sevinmeyecekti. Ne dostun ne düşmanı vardı fakat tanıdığı yığınlaydı. Belki cenaze alayı oradan geçen birine dikkatini çekecek, bu silik kişilik hayatımda ilk kez bu yolcu tarafından yere kadar eğilerek saygıyla selamlanacaktı.