On sekiz yaşındaki ben, otuz sekiz yaşındaki Doğan'a mektup yazar ve kafamın karışıklığını, neler hissettiğimi, hayallerimin ne olduğunu söyler, içimi dökerdim. Yıllar sonra da otuz sekiz yaşındaki Doğan Abi, genç Doğan'a "Sevgili Doğan" diye başlayarak görüşlerini yazardı.
"Denetim odaklı korku kültüründe eğitimin niyeti; çocuğu mevcut kültür yapısı içerisinde elinden geldiğince kalıplamak, o hiyerarşik yapının aynısını geleceğe taşımaktır. Bu da zayıf bir gelecek yaratır."
"Hayatla mücadele etme, hayatla karşılaşma ve sorunları çözme imkânı verilmemiş bir insan kendini güçsüz hisseder; öğrenilmiş çaresizlik duygusu içinde sık sık acınacak durumlara düşer. Yapabileceği basit şeyleri bile yapamayacağını sanır. Bu sağlıksız yaklaşımın koruyucu ucudur. Diğer ucu da çocuğu hiç eğitmeden baş edemeyeceği zorluklarla karşı karşıya bırakmaktır."