"Dolayısıyla "kardeş katli" dediğimiz bu olayı, yani 15.ve 16. asırdaki Şehzade katlini böyle görmemiz gerekiyor. Nitekim 16. yüzyıl sonunda İstanbul'a gelip Ayasofya Camii'ni, 2. Sultan Selim türbesini ve 3.Murad türbesini gezen Alman papazı Salomon Schweigger bu gerçeği bugünün yazarlarından, tarihçilerinden ve bazı kimselerden daha iyi anlamaktadır. Kullandığı tabir şudur "Gökte nasıl bir güneş varsa Türk İmparatorluğu'nda da bir tane senyör vardır. Bundan başkasına cevaz verilemez. Galiba toplumun ve devletin dirliği buna bağlanmıştır. "
Bu andan itibaren de taht için bir rakip ve siyasi bakımdan bir yara olarak görülen Cem Sultan tekrar hanedanın evladı olmuştur.Hem padişah hem de devlet cenazesini bağrına basmıştır ve naaşı o zamanın şartlarına rağmen Bursa'ya getirilip bu türbeye gömülmüştür.
Geçen asırlarda birçok Avrupa toplumu, hatta bugün çok okuyan toplumlar dahi bizim yaptığımız gibi kültürel akışı ve kültürel etkileşimi kitaptan çok yüz yüze oturmakla, usta-çırak, derviş-şeyh, hoca- talebe ilişkisi ile götürmeyi tercih etmiştir.