Bugün karışan Orta Doğu dünyasında uluslar sorununun kökleri Osmanlı devrine gidiyor. Çözümsüzlükler kadar çözüm ümidi de Osmanlı döneminde yatıyor. En azından dini cemaatlerin kavga ettiği Lübnan'da çözümsüzlüğün, yurdundan edilen Filistinlilerin arasında iç çözüm modelinin unsurları Osmanlılıkta aranıyor.
Mübarek, çıkarken iki omuzumu tutup kuvvetle sıktı.Yüzünde bir tebessüm belirdi..."Bize âlem-i manada böyle göründü...Emaneti sana tevdi ettik...Bir emr-i hak vuku bulursa, fitne zuhur ederse zinhar tasa etmeyesin, her daim birlikte bulunduğumuzu gönülden çıkarmayasın,himmet dileyene usulünce himmet edesin. "deyip, peşinde ışıklı bir iz bırakarak süzülüp gitti...