Göğü Delen Adam”, edebi bir antropoloji kitabı olmaktan çok, Batı uygarlığının ruhunu sorgulayan bir manifestodur. Bilimsel gerçeklikten çok felsefi bir alegori gibi okunmalıdır. İnsanlara “başka türlü yaşamak mümkün” duygusunu verir.
Yaşamda fark yaratan insanlar; herkesin gördüğünü görüp,kimsenin düşünmediği gibi düşünebilen kimselerdir. Onlar yaptıkları işlerde şu yahut bu şekilde bir farklılık ortaya koymayı, çizgi dışı davranmayı ve kendilerini yeni durumlara adapte etmeyi diğerlerine göre çok daha hızlı bir şekilde becerebilirler. Sıradan bir meslek mensubu sıra dışı bir kişi, o mesleği de mecburen sıra dışı bir biçime dönüştürür. O kişiden sonra artık o iş daha farklı yapılmaya başlanır; o kişinin varlığı ve kişiliği, o işin veya mesleğin tanımını dahi değiştirebilir. Çünkü kendi benliğini değiştirebilme yeteneği gelişmiş insanlar aynı zamanda başkalarının yaşamlarını ve hatta dünyayı değiştirebilen insanlardır.