İki kere ikinin dört ettiğini nereden biliyorduk ki? Yerçekimi diye bir şey olduğunu nereden biliyorduk ki? Geçmişin değiştirilemez olduğunu nereden biliyorduk ki? Madem geçmiş de, dış dünya da yalnızca zihinlerdeydi, madem zihin de denetlenebiliyordu, söylenecek ne kalıyordu geriye? George Orwell
“Göz göre göre kaybolmuştu o
kendi görünürlüğünün derinliklerine çekilmişti.
Her gün her yerde karşılaşılacak eskisi gibi, işitilip kokusu duyulacak, ama asla ona ulaşılamayacaktı.
Heralde kendi varlığına karışarak yok olmak en akıllıca yöntemdi.”
Gölgesizler
Giderken dalgaların ardından baktım sana yıllardan sonra
Hiçbirşey eskimemiş
Herşey yepyeni
Olabilir mi?
Ne çok duygu yaşanıp geçmiş
Denizde sürüklenen iki somun ekmek
Yemyeşil bir sarmaşık, kökleri kopuk
Ne çok yol, ne az varış
Güneşin kuruttuğu, rüzgârın savurduğu
Karın soğuttuğu, onca iççekiş
Günlerin yavaş akışla oluşturduğu
Ne az yer, ne çok geçiş
Geçmedik belki, gitmedim belki ben
Sen orada uzaktan el sallarken
Rüzgâr sustu, dalgalar durdu
Ne çok gidiş, ne az ayrılış
Gelirken herşeyinle koşup gelsen bana yıllardan sonra
Hiçbirşey değişmemiş
Herşey eskisi gibi
Olabilir mi?
Oruç Aruoba