Başımıza ne gelirse gelsin biz, yüce Allah'ın kalbimize sevinç, hoşnutluk ve huzur vereceğine inanırsak Allah Teâlâ bizim zannımız üzere olacaktır. Zaten insanı mutlu etmeye de mutsuz etmeye de gücü yeten yalnızca O'dur. Çünkü O şöyle buyuruyor: "Doğrusu, güldüren de ağlatan da O'dur." (Necm, 43)
Kitap ilk olarak Allah’a itaat öncesinde giyilen ihlas elbisesini daha sonra ibadet esnasında bürünülen mutlak samimiyetin nasıl olması gerektiğini ve en sonunda farkına varılan bazı günahların tevbesiyle yıkanan, adeta yeniden doğan kalbin huzuruyla noktalanıyor.
Her bölüm kendi içerisinde dallandıkça dallanmış. Acaba bu ayet ne anlama geliyor? Dediğim her yerde hemen bir sonraki cümlede açıklamasını okumak beni en çok tatmin eden özelliği oldu.
Bu kitap:
Bedenin içinde sıkılıp daralan ruhun nefesi olacak her şeyden bahsediyor.
Kalpteki manevi hastalıkların çeşitlerinden ve bu hastalıkların nasıl iyileştirilebileceğinden bahsediyor.
Şüpheye düştüğümüz, günahın amansız ve karanlık çukurlarında kendimizi kaybettiğimiz,
bir beşer olarak şaştığımız her konuda gönlümüzü ferahlatacak tüm yollara ışık tutuyor,
Ve o çukurdan çıkmanın yollarından bahsediyor.
Allah’ın yarattığı bu kainatın her zerresinin şükretmeye değer olduğunu, alnın secdeye vardığı her saniyenin bağışlanmak için bir fırsat olduğunu, müminin Allah uğruna gözünden düşen tek bir damla gözyaşı için günahların affedileceğinden, işte Allah’ın merhametinin böyle sonsuz olduğundan bahsediyor.
Yeri geldiğinde bizi uyarıyor yeri geldiğinde yaptığımız bazı amellerden ve gönlümüzü Allah’ın yoluna koyduğumuz her vakitten dolayı alacağımız mükafatlardan bahsediyor.
Aziz ve Celil olan Allah’ın kudretini her satırda gözler önüne seriyor:
“Kalpler O’na doğru akar, sırlar O’nun katında alenidir. O bilinmeyeni tüm yönleriyle bilendir. Herkesin gönlü O’na özlem duyar. Bütün yüzler O’nun nuruna boyun eğmiştir.”
Biz inandığımız dine neden inanıyoruz, tamam inanıyoruz da hakkını veriyor muyuz?
Bu soruların cevaplarını her müslümanın tam olarak verebilmesi için bu kitap okunmalı diyorum.
Herkese keyifli okumalar dilerim
Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde geçtiği üzere demiştir ki: "Allah Rasûlü (sas) bir gün bana dedi ki: " Ey Abdullah! Herhangi bir güçlükle, zorlukla karşılaştığında şöyle dua et, ben de bu duayı okuyorum: La İlahe illallahu'l-Halimü'l-Kerim, Sübhanallahi Rabbi'l-Arşi'l-Azim, Elhamdülillahi Rabbi'l-Âlemin / Halim ve Kerim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Yüce arşın Rabbi her türlü noksanlıktan uzaktır. Bütün övgü âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur."
(Ahmet b. Hanbel, el-Müsned, III, 285-286)
Sayfa 182 - Siyer Yayınları, 2.Baskı: Ocak 2020·Kitabı okudu