Aşk , bir cenin gibi bedenin karanlıklarında acıyla dönüp durmaktan kurtulduğu, nefes ve dudak aracılığıyla kendini zikir ve itiraf edebildiği zaman gerçek aşktı.
"İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip durur insan . Hiçbir şey olmaz . İnsan bekler , bekler , bekler , şakakları zonklayana dek düşünür ,düşünür ,düşünür . Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır. Yalnız...Yalnız..."
Aşk denen şey bazen yürür, bazen uçar; bazen koşar biriyle birlikte ; bir başkasıyla ölümcül yürüyüşe çıkar; ,üçüncüyü buzdan heykele çevirir ;dördüncüyü atar alevlerin içine.