Yaşamı pırıltılı olmuştu, ölümü de böyke olmalıydı, kitleleri o uyuşuk hayranlıklarından sarsarak uyandırmalıydı. Paris'tekileri onu burada acılar içinde, yalnızlık çekerek, gözden düşmüş olarak elde edemediği iktidarın hırsıyla yanıp tutuşarak göçüp gittiğini anlamamalıydılar; bir ölüm komedisiyle herkesi kandıracaktı.