Su

Su
@_Nymph_
Bırak gitsin. Bırak git. Yeniden doğuyorum. Küllerimden değil; maviliğimden yeniden doğuyorum.
"Hayır," dedi beni yavaşça hareket ettirerek. "Beni anladığınızı sanmıyorum Bayan Efnan. Fetih, Emsal beyden ve Riva'dan emir alıyor gibi görünebilir ama yaptıkları hep bir şekilde kendi çıkarına. Siz onun çıkarları için ne yapıyorsunuz?" İşte şimdi gerçekten saçmalamıştı. Bu defa alayla gülümseyen ben oldum. "Ne ima etmeye çalışıyorsun?" Muhtemelen konuyu değiştirmeye çalışıyordu. Ama ben bile o kadar pervasız değildim. "Bana sizi daha çok kalbinin altında tutuyor gibi geldi. Bu şekilde söylediğine eminim." Kalbinin altında bir silah, tetiği onun parmakları arasında ve tamamen gölgelerin arasında bir kalp, Fetih Yargıcı'ya yakışacak türden. Benim, kendi içinde kaybolmuş kusursuz deham. İmkansızlığın simgesi olurdu. İmkansızın kendisi olurdu. Bana, sadece kendim olmak isterken izin vermediler. Sadece bunu istediğim için bile ezip geçtiler bedenimi. İmkansızlığın değirmeninde öğütülüp heba olan ruhumun kırıntıları, bozuk bir plak gibi kendini sonsuz bir ihanetin tekrarına sarıyordu. Kendimi bir yıkıcı değil uzun zamandır hissetmediğim kadar paramparça, dağılmış ve tırnak uçlarıma kadar yıkılmış hissediyordum. Herkes için tekrar tekrar kendimi öldürüyordum.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Maya Efnan benim ve onu her zaman bulurum. Nereye giderse gitsin." Onun berbat bir taklidini yapıp açık ara meydan okudum. O bu kadar benim gardımı indiriyorsa, kendinden ödün vermesi gereken durumlar da vardı. "Buna şüphen mi var yoksa?" Ah, bu gerçekten hoşuna gitmişti. "Belki," diye omuz silktim. Bundan tek bir an bile şüphe duymadım. Beni her zaman bulacağından adım gibi emindim.
"Öyleyse neden fırsatın varken gitmedin? O adamları etki altına alıp kaçman işten bile değildi ama seni o hücreye kapatmalarına izin verdin." Bunu bir zayıflık göstergesi olarak algıladığına inanamıyordum. Ancak gözünden kaçmamıştı da... Hiçbir şey gözünden kaçmıyordu. "Çünkü seni geride bırakmam, tamam mı? Seni bir kez daha geride bırakmakla yaşayacağıma bir hücrede ne kadar olduğunu bilmediğim birkaç gün geçiririm. Hoş buldum Kumral. Benimle tanış, her zaman elindeki daha kötü olan seçeneği seçen kızla." "Söyle bana, Maya." diye yineledi. "Ayaz'a neden beni sordun?" Fetih Yargıcı da en benim kadar gardını indirip bana güvenmek istiyordu. Bana güvenmek istiyordu ve bunu karamel yansımalarının her bir tonunda görebiliyordum.Kendime gelmeliydim. Ama kendime döndüğümde neden orada hep Kumral'ı buluyordum. "Hadi bana söyle," diye inledi. "Hadi benim güzel siyahım." "Çünkü bütün yollar sana çıkıyor Yargıcı." Neredeyse hiddetle tısladım. Bunu söylemek beni gerçekten sinirlendirmişti. Gözlerimi birkaç defa hiddetle kırparken onu omuzlarından ittim. "Tamam mı, bitti mi? Tatmin oldun mu?" Öfkem onu gülümsetiyordu. Başımı iki yana salladım. Neden bundan bu kadar kaçıyordum ki? Öfkem değildi, söylediklerimdi onu gülümseten. Bu kadardı işte. Kumral'ı gülümsetmek iki dudağımın arasındaydı.
Anlattığın hikâyeye bir saniyeliğine bile inanmamıştım." Merdivenleri çıkarken konuşmayı başlatan o oldu. "Yine de bu kadarını tahmin etmiyordum. Belaya bulaşmamışsın, belanın dibini boylamışsın." "Şu konuda anlaşalım," dedim merdiven basamağında durup boynumu ona doğru çevirdim. Gülümseyen yüzünün aksine ben kaşlarımı çatmıştım. "Her ne sebeple buradasın bilmiyorum ama inan bana," dedim, merdivenden bir basamak daha çıkıp onun önüne geçtim. Bu şekilde artık başımı ona eğerek bakıyordum. "İnan bana, ben burada bahsettiğimiz belanın bizzat kendisiyim ve buna bulaşmak istemezsin." Her ne planlıyorsa baştan vazgeçse iyi olurdu. "Onu o kömür madeninden çıkarıp paha biçilmez bir elmasa çeviren benim. Tıpkı senin gitmesine izin verdiğinde..." Kumral durdu ve işaret parmağını dudaklarının üstüne bastırdı. "Senin için düzelteyim," dedi tehditkâr bir gülümsemeyle. "Tıpkı onun bir kez daha bana gelmesi için aracılık yaptığında olduğu gibi. Maya Efnan benim. Ve ben onu her zaman bulurum. Nereye giderse gitsin." "İşe bak sen!" dedi. "Bu gitgide daha da eğlenceli olacak gibi. Demek çiçeğini buldun Fetih. Peki, Emsal Bey'in tek değer verdiği kızından beslendiğinden haberi var mı?"
"Misafiriniz," diye tekrar ettim. Benim yanımda değilsin Kumral, onun tarafındasın. Sen ve Riva. Sen ve senin cümlelerin. Sen ve bana kendimi iyi hissettiren cümlelerin. Sen ve sürekli aksini söyleyen o kahrolası cümlelerin.