Su

Su
@_Nymph_
Bırak gitsin. Bırak git. Yeniden doğuyorum. Küllerimden değil; maviliğimden yeniden doğuyorum.
"Uzaklaşma," dedi kaşlarını çatıp, ellerini yüzümde birleştirdi. "Yanımda olmasını istediğim tek insansın ama aksi bir şekilde uzaklaşan da sensin. Sürekli başkaları yüzünden, onlara fırsat vererek benden kendini çekiyorsun Maya." "Senin için savaşamam ben." Sesim çoktan kaybetmiş birine aitti, dudağımı ısırıp yere diktiğim gözlerimin yeniden kendine bakmasını bekledi. "Sana ait olan bir şey için savaşman gerekmez," dedi. "Eğer onu kendi isteğinle başkalarının ellerine bırakmazsan." "Bırakmam," dedim. Aynı dili konuşuyorduk ama aynı anlamlara sahip değildik.
Reklam
İçinde milyonlarca his barındıran gecenin yoğun karanlığını izlemeye koyuldum. Bütün renkleri içinde barındıran beyazı karalamış olan siyah, acının ve nefretin hatırlatıcısı olmayı istemiş miydi acaba? Büyüleyici güzelliklerin ardında hep keskin acılar gizliydi. Siyah gibi, benim gibi... Beyaz ilk renkti, başlangıç gibi. Diğer tüm renkler sadece siyaha ulaşmak için bir elçiydi belki de? Tüm renkler beyazdan türemiş ama siyahın gerçekliğinde kaybolmuştu. Babam hep annemin beyaz bir gül olduğunu söylerdi. Benim de simsiyah gözlerime bakıp karanlıktan ibaret olduğumu... Annem tüm saflığıyla bir siyah doğurmuştu bu dünya için. Ya siyahı içinde kaybolacak kadar benimsemiş ya da siyah, onları yok etmişti.

Su

, bir kitap okudu
9/10
·416 syf.·
5 günde okudu
·
2024 29. kitabı
Maral Atmaca
8.7/10 · 2.094 okunma
"Kararını verdin mi?" Kız, zihnimin içinde konuşuyordu. "Beni rahat bırak. Başına gelen şeylerin sorumlusu ben değilim." " Bir karar vermen gerekiyordu. En az kimi seviyorsan ilk ondan başlayalım ya da ne kadar ciddi olduğumu anlaman için ilk kardeşlerinden başlayabilirim. Söyle bana Cassie, kurda mı daha çok değer veriyorsun yoksa cadıya mı?" " Sana yemin ederim eğer onların kılına dokunursan, hayatının daha öncesi için yas tutmayı bırakırsın. Tüm yaşamın boyunca beni izlemişsin, o halde iyi biliyorsundur, bir kez benimle aynı havayı soludun. Artık benim lanetimin menzilindesin. Yanlış görmüyorsam da nefes alıyorsun, verecek hala bir nefesin var ve inan bana almayı iyi bilirim."
"Peki sen ne olarak doğdun biriciğim, bir Avcı mı?" Bir süre düşündükten sonra gözlerimi kısarak "Sanırım soytarı," dedim, sürekli onu güldürdüğümü göz önünde bulundurursak. "Majesteleri..." diye de ekledim. Hala biraz espri anlayışım varmış, ne haber? "Neden, bir kraliçe olmak istemez miydin? Sana yakışırdı. "Ama krallarla bir tek soytarılar dalga geçebiliyor. Gülümseme bir kurşundur." Sözlerimin soğuk sakinliği, o an için benim bile irkilmeme neden olmuştu. Krallara bir tek soytarılar meydan okuyabiliyor.
Reklam